Geçmişten Günümüze Elektrikli Otomobiller

0
462

Teknoloji ile ilgili haberleri takip edenler, sürücüsüz veya elektrikli otomobil haberleriyle sık sık karşılaşırlar. Birçok haberde yeni çıkan prototipleri görüyor hatta yollarda görmeye başladığımız elektrikli otomobillerin yeni çıkan modellerini inceliyoruz. Elektrikli otomobil pazarında Apple ve Google gibi dünya devi bilişim firmalarının da konuya dahil olmasıyla bu süreç kıyasıya bir rekabete dönüştü. Pastadan pay almak isteyen devler adeta teknoloji yarışına girdi.

Elektrikli otomobiller günümüzde neden tercih sebebi olarak görülüyor derseniz gelen ilk 4 cevap şüphesiz:

  1. Maliyet avantajı ve yakıt tasarrufu
  2. Doğanın az zarar görmesi
  3. Araç performansı
  4. Ses Kirliliğinin Olmaması
Robert Davidson tarafından üretilen elektrikli otomobil

Elektrikli arabalar günümüzde teknoloji ilgisinin odağı haline gelmiş durumda. Ancak, sanıldığının aksine elektrikli arabalar 19.yy ın sonlarından beri dönem dönem ilgi odağı olmuştu. Belki şaşıracaksınız, 1837’de İngiliz Robert Davidson’un ürettiği elektrikli otomobili için dönemin padişahı 2. Abdulhamid Han sipariş bile vermiş. 19.yy ın başlarında ustaların elinde hazırlanan arabaların Henry Ford ile birlikte seri üretilmeye başlanması

Henry Ford, 14 Ocak 1914’te “Model T” adı verilen, siyah, kutu gibi, kullanılması ve onarımı kolay araba modelini montaj bandı seri olarak üretmeye başladı. Her bir işçi montajın sadece bir alanında çalışmaya başladı; üretim süresi büyük bir azalma gösterdi. Otomobil fiyatları yarı yarıya düştü. “Fordizm” adı verilen bu üretim sistemi, kapitalizm geleneksel işleyişinde çarpıcı değişikliklerin yaşanmasına neden oldu.

elektrikli arabalar ve bataryalara olan ilgiyi azalttı. O dönem de Ford’un sıvı yakıtlı seri üretim arabalarının olması ve elektrikli arabaların diğer araçlara göre beygir gücünün ve menzilinin az olması süreci on yıllarca ileriye attı. İlgili yıllarda sıvı yakıtların az olması gibi veya çevreye zarar verme gibi bir kaygı bulunmuyordu.

1970 yıllara gelindiğinde emisyonun gazının ve hava kirliliğinin artması gündemi tekrar elektrikli otomobillere çevirmişti. 1976’ da General Motor’ un hibrit girişimi devlet eliyle sonlandırılmış. Takip eden yıllarda Arap ülkelerinin petrol ambargosu uygulaması gibi sebeplerle elektrikli otomobile tekrar bir yönelim olsa da birçok firmanın maddi zararlar ve müşteri bulamaması ile o dönemde sürecin devamı gelmemişti.

Elektrikli otomobilin en yakın başarı örneği ise General Motor’ un yaptığı EV1 modeliydi. Şöyle ki GM EV1 modeli ABD vatandaşlarının %90’ının sürüş ihtiyaçlarına uygundu; EV1’ı çalıştırmak için gerekli olan elektrik gücü buna mukabil petrolün sadece 1/3’ü ya da yarısı kadardı. O dönemde yükselişte olan petrol fiyatları da elektrik masrafını makul kılmaktaydı.

General Motor araba satımı yerine aracın, kiralanmasına yönelik bir model getirdi. Yeni model hem kullanıcılar hem firma için karlı bir model oluşturmuştu. Ancak, General Motor’ un başarısına o dönemin ABD yönetimi balta vurdu. General Motor’ un EV1 modeli daha rayına oturmadan “Elektrikli Arabayı Kim Öldürdü?” belgeselinde anlatıldığı gibi ABD akaryakıt ekonomisinin güdümündeki yönetimce toplatıldı, ticarileşmesine ve büyümesine engel olundu. Bir söylentiye göre ise yine o yıllarda başlayan Körfez Savaşı’ nı anlamsız kılıyor olmasıydı. EV1 modeli o yıllarda, Sessiz ve Titreşimsiz Çalışma, hız, günlük menzil ve çevrecilik anlamında beklenenleri karşılıyordu.

Günümüzde tekrar gündeme oturduğunda görüyorum ki, artık elektrikli otomobil için yükselen trend daha ivmeli bir büyüme yakalayacak. Çünkü, gelinen noktada batarya teknolojisinin ilerlemesi,petrol firmalarının yenilenebilir enerjiye de yönelmesi (Büyük akaryakıt şirketleri, yenilenebilir enerji firmaları ile ortaklık kuruyor ve satınalım yapıyor), Dünya’ nın en karlı firmalarının bu sektöre girmesi elektrikli otomobilli hayatın giderek eski düzenin yerini alacağını gösteriyor.

Teknolojiler siyasal durumdan, maddi sebeplerden ve beklentilerden açıkça etkileniyor. Mevcut elektrikli otomobilleri bir devrim olarak değil, şartların olgunlaşmasına bağlı bir trend olarak değerlendiriyorum. Çünkü, EV1 döneminde şartlar olgunlaşmış olsa ve o dönem sürdürülebilirliği olsa birçok şirket bu konuda atılım yapmaktan ve teknoloji odağını oraya kaydıracak, o yönde gelişimler hız kazanacaktı.

Önümüzdeki dönemde elektrikli otomobil üreticilerini bekleyen en büyük soru işaretinin batarya kullanımı olacağını düşünüyorum. Renault’ un tak çıkar bataryaları, Tesla’ nın otopark veya garajlara özel kişisel şarj üniteleri, İngiltere’ nin şarj eden otoyol şeridi projesi gibi metod ve yeni fikirlerin hangileri günlük hayatımızın bir parçası olacak merakla bekliyorum. Tesla’ nın bakış açısı ve Norveç’ in 10 yıl içinde ülkesindeki tüm araçları sıfır emisyon yapacağını açıklaması beni heyecanlandıran yapı taşları.

İnşallah, önümüzdeki yıllar teknoloji sayesinde daha çevreci ve güvenli taşımanın arttığı yıllar olur.

Bu yazı EKOREEL 2016 Mayıs sayısında yer almıştır.