Nokia Geleceği Gördü Ama İnşa Edemedi

0
371

Günümüzde telefon alırken, firmaların amiral gemilerinin tanıtımlarını bekleriz. Mesela Samsung’ un Galaxy, Apple’ ın Iphone tanıtımları her yıl heyecanla takip edilir. Yeni özellikler, tüketim çılgınlığına da hizmet edecek şekilde tanıtılır ve takip edilir tüm Dünya’ da.Çok değil bir kaç yıl önce telefon teknolojisinde yeni trendleri takip  etmek isteyenler soluğu Finlandiya’ da Nokia’ nın lansmanlarında alıyordu. Fin şirket Nokia’ nın kataloğunda neredeyse kötü telefon bulmak zordu. Ürün portföyü o kadar geniş olan ve pazar lideri olan bir şirket olmasına rağmen her ürünü beğeniliyor ve satılıyordu. Şimdi ise Nokia’ nın sitesine girdiğimiz de her sayfada Microsoft mobil cihazlar bölümüne atıfta bulunuluyor. O zamanlara göre çok farklı bir mobil dünyada yaşıyoruz. Ama en vurucu olan Nokia bu geleceği tahmin ediyordu. Ancak inşa edemedi.

Bugün, Apple ve Google olan herşey, Nokia’ nın hedefleriydi.

Bugün dünyanın en iyi telefonu dediğimizde baştan aşağı alüminyum giydirilmiş olağanüstü kamerasını içinde barından bir cihaz gibi dursa da. Bunları 2010 yılında Nokia N8 ile yapmıştı. 12 MP kamera, OLED ekran bunlar yeni çıkan iPhone 6 da bile yok. Şuan tüm alkışı ve satış rakamlarını toplayan iPhone aslında Nokia’ nın vizyonuydu. Nokia’ nın tek doğru yapamadığı şey yazılımdı.

Gülümseyerek “Büyük bir cihaz.” diyordu. “Ama, bir o kadar güzel ve bu zamana göre çok ince.”

Bunlar iPhone 6 Plus’ ın tanıtımından değil, Nokia World 2010 yılı E7 lansmanında Anssi Vanjoki’ nin ağzından dökülen cümleler. Lansmanı dinlediğimizde Google Now’ u andıran bir sistem, donanımıyla dönemin en ince büyük ekranlı telefonunu izliyorsunuz. Bu kadar çılgınca bir iyimserlik bu dönemden bakınca çok saçma gelecektir. Ancak, dönemin mobil haritalama ve navigasyon hizmetlerinde lider olan bir şirketin haklı bir hırsı olmasını da gözardı etmemek lazım.

Nokia’ nın en büyük başarsızlığı köklü değişikliği kucaklamadaki isteksizliğidir.

Nokia’ nın Symbian güncellemesi için “yeniliğin aşinalığı” sloganı kendisinde yükselme beklentileri oluştururken aslında imha için tohumları ekti. Çok fazla değişik bir işletim sisteminin kullanıcıları yabancılaştırmasından korkularak gelecek için uygun olmayan bir işletim sisteminin devam kararı büyük bir tehlike ve karmaşa ile sona erdi. Nokia bu hatayı yaparken bir başka tehdidin farkına vardı.

Android’ e geçişin Nokia’ nın yazılımını kısa yoldan yaygın hale getirilmesi savunulacakken. Anssi Vanjoki bunu kısa vadeli bir çözüm olarak gördü. Bunu kendi deyimiyle söylemek gerekirse “peeing in your pants for warmth in the winter.” yapmaya benzeyeceğini düşündü. Onun bu düşüncelerine şuan katılmak doğru gözükmese de o dönemde Motorola, HTC ve Sony’ nin finansal mücadeleleri kendisinin haklı gözükmesine katkı sağladı. Patent telif ödemeleri nedeniyle Google, Samsung vb. dışında kimse  Android telefon satışından para kazanamazdı.

Sonunda, Nokia geçiş için zorda olsa bir karar aldı ve geleceğini inşa etmek için Microsoft’ un Windows Phone işletim sisteminde karar kıldı. Bu çalışma artık daha fazla Nokia adıyla sürmeyeceği de bir gerçek.

Windows Phone’ a geçiş öncesinde ise Nokia N9 ile MeeGo Os işletim sistemini Symbian yerine geliştirdi ve bunun Nokia’ nın donanım ve yazılımlarına yeni bir soluk getirdi.

MeeGo OS un gelişimi Nokia CEO’su Stephen Elop’ un istediği gibi gitmedi ve Nokia işletim sisteminde Microsoft’ un önderliğinde bir yaklaşıma sürgün edildi.

“Nokia N9, olağanüstü bir yenilikti ama MEEGO için bir ikinci şans tanınmadı.”

Nokia bazı şeylerin değiştiğini görürken bu sürece uzun vadede uyum sağlamada başarısız oldu. Nokia iyi bir fikir için ilk olmanın ticari başarı getirmeyebileceğini defalarca kez gösterdi aslında (Grafiksel Kullanıcı Arayüzü için Xerox, Mobil Internet Cihazları için Intel veya Palm’ ın WebOs’ u gibi.)

İlk olmak hiçbir zaman başarının garantisini vermez.

iPhone uygulamaları ve Android haritaları olmadan önce Nokia cihazları ikisine de sahipti. Nokia, yazılımını donanımı kadar iyi ön görebilseydi şuan insanlar Nokia’ nın tanıtımlarını takip ediyor ve ülkemizin cari açığımızın neredeyse %10′ unu oluşturan ülkemizdeki ve dünyadaki  akıllı telefon tüketimi çılgınlığında dünyayı sallıyor olacaktı.

Bu sorunların temelinde ki yaklaşım Paradigma dır aslında. Bakış açısı eskidiğini anlayamadığın an yeni paradigmalar seni ekarte edecektir. Bunun örneklerni, Yahoo arama moturunun Google’ ın gerisinde kalmasında da gördük. Google farklı bir paradigma ile arama motorlarına yeni bir ivme kazandırması Yahoo’ yu ekarte etmişti.

Sürekli iyileştirme ve yeni paradigmalar üretme çok önemli bir vizyon gerektirmektedir. Bu vizyona sahip şirketleri takip etmek gerekirken diğer paradigma hatası yapan şirketleri de iyi incelemek gerekiyor.

 

Bir Cevap Yazın