Odadaki En Akıllı Kişi misin? Umarım Değilsindir

0
371

Bir patron olarak yapabileceğin en iyi şey, senden daha akıllı, daha yaratıcı ya da bazı durumlarda daha yetenekli olan birisini işe almaktır. Bunu başarabilirsen piyango sana çıkmıştır. Sende dâhil olmak üzere, birdenbire herkesin performansını ve itibarını yükseltebilecek yetenekte çalışanlara sahip olabilirsin.

Kendi kariyer yükselişini engelleyebilecek, kendinden daha iyi görünümlü ve yetenekli olabilecek üstün bir işçiden korkmak insanın doğasında vardır fakat gerçekte tam tersi olur. Bunun nedeni, liderler genellikle kendi kişisel performanslarıyla yargılanmazlar peki ama onları bireysel katkıda bulunanlar ile aynı kefede değerlendirmek ne kadar doğru olurdu? Liderlerin çoğu, ne kadar verimli personel seçtikleri, takım arkadaşlarını ne kadar iyi yönettikleri ve onları ne kadar iyi motive edebildiklerine bakılarak değerlendirilirler. Bu nedenle liderler çalışanlarının enerjilerini dışarı çıkardığında kötü gözükmesinin aksine aranan bir lider olurlar.

Şirketlere bakacak olursak, gelişmiş bir çevre yaratan ve nitelikli çalışanları şirketine kazandıran patronunun sevilmeme olasılığı yok denecek kadar azdır. Böyle birisi olabilmen için odadaki en akıllı insan olmak zorunda değilsin. Aslında sürekli olarak liderlik yeteneğini gösterdiğinde ve en iyi şekilde inşa etmek istediğin şirketinde, unutulmayacak bir kişi olduğunda kariyerinin yükselişini izlemeye geçebilirsin.

Şirketindeki üstün insanları yönetmenin kolay olmadığının farkındayız. Birkaç yıl önce Chicago’daki bir konuşmada bu konu hakkında bize sorulan bir soruyu ele alalım. Dinleyicilerden biri 7 direktörünün 2 sinin kendisinden daha zeki olduğunu söyledi ve onları nasıl değerlendirebileceğini sordu. Açıkçası bizim burada asıl ilgilendiğimiz diğer 5 ine ne olduğudur. Diğer ve en önemli olan soru ise;

Senden daha yetenekli olduğunu düşündüğün insanları nasıl değerlendirirsin?

Onları zekâsı ya da belirli yetenek ölçütleri ile değerlendiremezsin. Tabi ki onların hangi konularda başarılı olduğu hakkında konuşabilirsin ama bir o kadar da önemli olan, onların kendilerini geliştirebilecek alanlarına odaklanmandır. Bazı akıllı insanların meslektaşlarına ilişkin ya da diğer insanların fikirlerine açık olmak ile alakalı sıkıntılarının olduğu aşikârdır. Gerçekte ise bazıları kendileri olma konusunda mücadele ederler işte burada deneyimleri, özgüvenleri ve koçluk özellikleri işin içine girer.

O zaman üstün insanları yönetmek normal olanları yönetmek gibidir. Onların gelişimini kutlamaktan kazanacağın çok şeyin varken kaybedeceğin hiçbir şeyin yoktur.

 

Bu köşe yazısının bir versiyonu aslında BusinessWeek dergisinde yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın