Sosyal Bir Network İçinde Paylaşmamanız Gereken 10 Şey

0
108

Eğer 2009 yılında bir mağarada yaşamıyorsanız, sosyal networking kurmayı amaçlayan Web sitelerinin diğer internet kullanıcılarıyla iletişim kurmanın en son ve en harika yolu olduğunu biliyorsunuz demektir. Internet kullanan yetişkinlerin yüzde otuz beşinin bugün en az bir tane sosyal networking sitesinde profili bulunmaktadır, yüzde 51’inin birden fazla siteye üyedir. 18–24 yaş arasındaki kullanıcıların dörtte üçünün online bir profili bulunmaktadır (Kaynak: USA Today). Pew Araştırma Merkezi’nin bulgularına göre bu kişilerin yüzde 89’u arkadaşlarıyla bağlantılarını koparmamak için, yüzde 57’si arkadaşlarıyla plan yapmak için, yüzde 49’u ise yeni arkadaş edinmek için kullanmaktadır.

Facebook, MySpace, LinkedIn, Friendster, Urban Chat ve Black Planet, dünya üzerinde düşüncelerini ve duygularını paylaşmak isteyen insanları bir araya getiren yüzden fazla web sitesinden sadece birkaçıdır. Fakat aynen gerçek dünyada olduğu gibi, sanal dünyada da gereğinden fazla bilgi vermek diye bir şey vardır. Facebook gibi sitelerin sosyal yönlerinin sizi cezp etmesi her zaman çok kolaydır, fakat eğer kimlerin sizinle ilgili bilgilere ulaşabileceğini sınırlamazsanız insanlarla paylaşmayı seçtiğiniz bilgiler isteyen herkese açık olacaktır. Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan aynı araştırmaya göre, kullanıcıların yüzde 40’ı profillerini limitlememekte, isteyen herkesin profillerini görmesine izin vermektedir. Geri kalan yüzde 60 ise sadece arkadaşlarının, ailelerinin ya da tanıdıkları kişilerin profillerine erişmesine izin vermektedir. Kişisel bilgilerinizi yabancılarla paylaşmak çok tehlikeli olabilir ve “asla paylaşılmaması gerekenler” listesine mutlaka eklemeniz gereken şeyler vardır. Bu makalede bu listede yer alması gereken maddelerden sadece 10 tanesinin üzerinden geçeceğiz.

1- Paylaşmak İstemeyeceğiniz Her Şey

Digital Vision/Getty Images
Sizi utandırabilecek her bir fotoğrafın internette yayınlanabileceğini unutmayın.
Sosyal networking sitelerinde istediğiniz güvenlik ayarını yapabilirsiniz, fakat gerçek şu ki, bir kere internete yüklediğiniz takdirde bu fotoğrafların görmek istemeyeceğiniz bir yerde karşınıza çıkma ihtimali vardır. Şu doldurmaktan kendinizi alı koyamadığınız eğlenceli Facebook uygulamaları olan testleri ve oylamaları biliyorsunuz. Virjinya Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, en çok kullanılan 150 uygulamanın yüzde 90’nın uygulamanın çalışması için gerekenden çok daha fazla bilgiyi ifşa ettiğini ortaya çıkarmıştır. Yani hangi komedi karakterine benzediğinizi gösterecek bir uygulama yüklediğinizde, uygulamanın yaratıcıları kişisel bilgilerinize sahip oluyorlar. Bunun nereye varacağı ise herkesin malumu. Sosyal networking bir şeyler paylaşmakla ilgilidir, yani güvende olduğunu sandığınız bir şey insanlar arasında tekrar tekrar paylaşılabilir ve siz daha farkına varmadan hiç tanımadığınız biri, sizin özel hayatınızla ilgili pek çok şey öğrenmiş olabilir. “Eğer şüpheliyse boş verin” izlenebilecek güzel bir motto olabilir. Hiç bir zaman unutmayın ki paylaştığınız her şeyin dışarıya sızma ihtimali vardır.

2- Şifre Bilgileriniz

H. Armstrong Roberts/Stringer
Eğer ilk ev hayvanınızın adı Francis’se bu bilgiyi Facebook sayfanızda paylaşmayın.
Pek çok Web sitesi kişisel bilgilerinizi güvenceye almak için bir şifre ve şifrenizi unuttuğunuz takdirde kullanabilmeniz için, en azından bir adet şifre ipucu içermektedir. İşler genel olarak şöyle yürür: Online bankacılık gibi bir işlem için bir hesap oluşturursunuz, bir kullanıcı adı ve şifre alırsınız, daha sonra şifreyi unuttuğunuz takdirde kullanmak üzere bir güvenlik sorusu seçersiniz. İlk evcil hayvanınızın adı neydi? Annenizin kızlık soyadı nedir? Lisenizin maskotu neydi? Yaşadığınız ilk sokağın adı neydi? Bu tarz detayların Facebook duvarınızda ya da statü güncellemelerinizde görünmesi pek önemli görünmeyebilir, fakat bu bilgi banka hesabınızı hacklemek isteyen bir hacker’a yapbozun eksik olan son parçasını sunabilir. Bu tarz bilgileri açık edecek herhangi bir şey postalamadan önce iyi düşünün.

3- Şifreniz

Kristian Dowling/Getty Images
ATM şifrenizi başkalarıyla paylaşır mıydınız? O zaman Facebook şifrenizi de paylaşmayın.
Bu madde size zevzeklik gibi görünebilir, fakat böyle bir şey olmasaydı Facebook bunu paylaşmamanız gereken şeyler listesinin en başında sıralamazdı. Şifrenizi, sizin hesabınıza girip bir şeyler kontrol edebilsin diye bir arkadaşınızla bile paylaşmak riskli olabilir. Bu özellikle, birbirlerinden bu tarz şeyleri gizleme gereği görmeyen çiftler için geçerlidir. Buyrun bir de böyle bir senaryoyu gözünüzde canlandırın: Birkaç ay sonra ilişki tatsızlaşmaya, beraber olduğunuz insansa o kadar da iyi bir insan olmamaya başlar. Ve bir bakarsınız ki aslında sevmediğiniz bir insan sizin bütün kişisel bilgilerinize ulaşabiliyor. Hesabınızı kapatmanın ya da yeni bir tane açmanın tam zamanı. Eğer en başta bu bilgiyi gizli tutmuş olsaydınız, hayatınıza hiçbir şey olmamış gibi devam edebilirdiniz. Profiliniz şu anda tamamen tehlikede, eğer farklı siteler ve profillerle bir alakanız varsa onlar da… Şifrenizi kendinize saklayın, böylece bu konuyla ilgili hiçbir şey başınızı ağrıtamayacaktır.

4- Kişisel Finans Bilgileriniz

Scott Olson/Getty Images
Mal varlığınızla ilgili sırlarınızı Facebook’ta paylaşmayın
Hiç kimsenin bankacılık işlemlerini nasıl yürüttüğü ya da hisse senedi portföylerinin nasıl göründüğüyle ilgili bilgileri paylaşmayacağını düşünebilirsiniz, fakat bu oluyor. Özellikle de bütün önde gelen bankaların battığı ve hisse senedi değerlerinin hızla düştüğü 2008/2009 krizi gibi dönemlerde yaptığınız çok masumane bir Facebook yorumu, finansal durumunuzla ilgili çok şeyi açık edebilir. Şöyle düşünün: Bir arkadaşınızın duvarına banka kriziyle ilgili uzun bir not yazıyorsunuz. Mesela söyle bir şeyler diyorsunuz, “Biz bankacılık işlemlerimizi eğitim sendikası yoluyla yürütüyoruz, bizim endişelenmemize gerek yok”, hatta şöyle bile diyor olabilirsiniz “Bütün paramızı mavi bilye fonlarına yatırdık, şimdi geri çekmek istiyoruz”. Eğer profiline erişimi kısıtlamayan yüzde 40’ın içindeyseniz, hackerlar birden bire bankacılık işlemlerinizi hangi bankayla yürüttüğünüzü ve yatırımlarınızın büyük bölümünün nerede olduğunu öğreneceklerdir. Bu kadar zararsız görünen ama aslında, kişisel finans bilgilerinizle ilgili pek çok şeyi açık eden bir yorumu Facebook duvarınızda unutmak işten bile değildir. En iyisi bu tarz konuşmalardan topluca vazgeçmektir.

5- Adresiniz ve Telefon Numaranız

Stewart Charles Cohen/Getty Images
Adresinizi internette paylaşmak sizi şöyle bir senaryoya sürükleyebilir.
Bu maddeyi güvenliğiniz açısından göz önünde bulundurmalısınız. Eğer adresinizi ve telefon numaranızı bir sosyal networking sitesinde sergilerseniz hem sahtecilik hem de hırsızlık gibi tehditlere karşı savunmasız hale gelirsiniz. Mesela eğer tatile gittiğinizi söylerseniz ve adresinizi daha önceden vermişseniz, herkes evinizin boş olduğunu bilecektir. Kimlik bilgilerinizi ele geçirmek isteyen sahteciler, posta kutunuzu şöyle bir ziyaret edebilir ve sizin adınıza bir kredi kartı başvurusu yapabilirler. Hırsızlar evinizdeki bütün değerli eşyaları çalabilirler. Sadece telefon numaranızı vermek bile, Internet konusunda gözü açık kişilerin adresinize kolayca ulaşmasını sağlayabilir. Telefon numaranızı deşifre ettiğiniz takdirde, bazi özel servisler, ev adresinizi isteyen herkes için ulaşılabilir kılacaktır.

6- Çocuklarınızın Fotoğrafları

Chris Jackson/Getty Images
Komik bir fotoğraf olabilir ama yine de çocuklarınızın resimlerini herkesle paylaşmamalısınız.
Sosyal networking siteleri insanların ailelerinin resimlerini paylaştıkları ortamlardır, fakat siz profiline erişimi sınırlamayan yüzde 40’ın içindeyseniz, bu fotoğraflar herkese açık olacak demektir. Bu üzücü bir gerçek ama interneti avlarını yakalamak için kullanan pek çok yağmacı bulunmaktadır. Eğer ailenizin ya da eşinizin resmini, “kocam bu hafta şehir dışında”, ya da “küçük John tek başına evde kalacak kadar büyüdü” tarzı açıklamalarla yayınlarsanız, çocuklarınızı tehlikeye atmış olursunuz. Hiç kimse böyle şeylerin kendi başına geleceğine inanmaz, ta ki gelene kadar. “Önce güvenlik” bu tarz siteleri kullanırken benimsemeniz gereken önemli bir prensiptir. Diğer bütün özel bilgileriniz gibi, çocuklarınızın fotoğraflarını da güvendiğiniz ve bunları başkalarıyla paylaşmayacaklarını bildiğiniz arkadaşlarınızdan ve meslektaşlarınızdan oluşan, seçilmiş bir grupla paylaşın.

7- Şirket Bilgileri

Andrew Bret Wallis/Getty Images.
Şirket sırlarını ele vermek, parkta geçirdiğiniz hoş bir günde dahi tehlikeli bir iştir.
Aldığınız yeni terfiyi bütün dünyaya yaymak için ölüyor olabilirsiniz, fakat bu şirketinizin rakipleri için avantajlı bir bilgi olacaksa bu bilgiyi paylaşmamanız gerekiyor demektir. Planlı büyüme ya da büyük proje haberleri ve işyerinizle ilgili diğer her şeyi gizli tutmalısınız. Bir güvenlik yazılım şirketi olan Sophos, şirketlerin yüzde 63’ünün, çalışanlarının sosyal networking sitelerinde paylaşmayı seçtikleri bilginin niteliğiyle ilgili endişeli olduklarını ortaya çıkarmıştır (kaynak: ReadWriteWeb). Eğer işinizle ilgili birilerini bilgilendirmek istiyorsanız bile seçici olun ve insanlara özel e-mail gönderin. Pek çok şirket bu tip sitelere dâhil olmak istemediklerinden, BT-Bilgi Teknolojileri departmanları URL’leri bile filtrelemekte ve çalışanların bu tarz sitelere girmeye çalışmasını toptan önlemektedirler.

8- Bağlantılı Siteler

Erik Snyder/Getty Images
Internet paylaşımını işyerinizden yapmak iyi bir fikir olmayabilir.
Sosyal network kullanıcılarının yüzde 51’i, birden fazla siteden aynı anda yararlanmaktadırlar, özellikle de siteler birbirlerine bağlantılıysa ve birinde diğerine linkler yardımıyla ulaşılabiliyorsa. Facebook’a size gayet zararsız görünen bir şey yüklemiş olabilirsiniz, fakat bir bakarsınız ki, bu profiliniz LinkedIn iş profilinizle de bağlantılıdır ve işinizi riske atmışsınızdır. Eğer profilleriniz birbirine bağlantılıysa, diğer herkese açık bir dünyada neleri deşifre ettiğiniz konusunda dikkatli olun. 2009’da Facebook’ta yalan söylerken yakalanan bir çalışan haberlere çıkmıştı. Bu kişi hasta olduğu bahanesiyle, hafta sonu vardiyasına gelmemek için izin istemiş, fakat aynı hafta sonu Facebook profilininde parti fotoğrafları yayınlamıştı. Çalıştığı firma bu bilgiye kolayca ulaşmış ve yakalanan çalışan kovulmuştu. Yani bir profilinizden diğerine ulaşmak mümkünse sizinki artık “profesyonel hayat” ya da “iş hayatı” senaryosu olmaktan çıkmıştır.

9- Sosyal Planlarınız

Indeed/Getty Images
Aktivitelerin dışında bırakılmak insanları üzer.
Sosyal planlarınızı herkesle paylaşmak hiç iyi bir fikir değildir. Eğer çok büyük bir parti düzenlemiyor ve listenizdeki bütün kullanıcıları davet etmiyorsanız, bu insanları dışlanmış hissettirmekten başka bir işe yaramaz. Burada güvenlik meseleleri de devreye girmektedir. Kıskanç bir eski erkek arkadaşınızın, o akşam yeni biriyle randevunuz olduğunu bildiğini düşünün. Eski erkek arkadaşınızın birden bire boy göstermesini ve hatta sorun çıkarmasını ne önleyebilir ki? Hiçbir şey. Eğer bir parti organize edecekseniz veya bir grup insanla dışarı çıkıyorsanız, onları kişisel olarak davet edin. Eğer çok geniş çaplı bir sosyal aktivite peşindeyseniz, profilinize erişimiz olan herkesin bunu görebileceğini unutmayın.

10- Kişisel Konuşmalar

Dan Kitwood/Getty Images
Göz renginizi Facebook profilinizde yayınlıyor musunuz?
Facebook kullanıcıları, diğer kullanıcıların duvarlarına kişisel mesajlar bırakabilmekte, notlar, resimler ve videolar postalayabilmektedirler. Mesajlar, aynen e-mailler gibi, sadece onları gönderen ve alan kişiler arasındayken, Facebook duvarınız herkese açıktır. Elinize megafonu alıp sırlarınızı bütün dünyaya açıklamak istemezsiniz, aynı şey internet için de geçerlidir. Bu sosyal network imajlarıyla dolu karmaşık dünyanın bir sorunudur. Böyle şeyler konusunda sizi yönlendirecek bir el kitabı bulunmamaktadır, fakat durumu en iyi şekilde ölçüp tartmalısınız. Eğer söz konusu mesele uzaktan akrabalarınızla, tanıdıklarla, meslektaşlarla ya da yabancılarla paylaşmaktan hoşlanmayacağınız bir şeyse, bunu Facebook duvarınızda herkese açmayın.

Bir Cevap Yazın