Ted Gibi Konuş

0
111

Fikirler yirmi birinci yüzyılın gerçek akçesidir.

Kimileri fikirlerini sunmakta olağanüstü iyidir. Yetenekleri bugünün toplumunda itibar ve etkilerini yükseltir. İyi bir konuşmacı tarafından ortaya konan cesur bir fikirden daha ilham verici bir şey yoktur. Etkili bir biçimde paketlenip sunulan fikirler dünyayı değiştirebilir.

Ted Gibi Konuş, daha fazla güven ve yetkeyle konuşmak isteyen herkes için. Sunum yapan, ürün ve hizmet satan ya da ilham almaya ihtiyacı olan insanlara liderlik eden herkes için.

İş dünyasında etkili iletişimde başarısız olmak, başarısızlığa hızlı gidiştir. Bu yeni işler finanse edilmeyecek, ürünler satılmayacak, projeler desteklenmeyecek ve kariyerler ilerlemeyecek demektir.

Unutmayın, eğer fikirlerinizle bir başkasına ilham veremezseniz o fikirlerin ne kadar iyi olduğunun önemi yoktur. Fikirler, yalnızca o fikirlerin iletilmesinin ardından gelen eylemler kadar iyidir. Hala hayattasınız. Bu, hayatınızın amacı var demektir. Büyük şeyler için yaratıldınız. Potansiyelinizi, fikirlerinizi iletemediğiniz için sabote etmeyin.

 “En ilgi çekici sunumlar: DUYGUSAL, YENİ AKILDA KALICIDIR.”

Topluluk Önünde Konuşmanın 9 Sırrı

1 İçinizdeki Ustayı Çıkarın

 

Tutku, yeteneğinizin en çoşkun dışavurumunu sağlayacak olan şeydir.

Starbucks’ın kurucusu Howard Schultz, bir kez  kahve konusunda , “iş ve ev arasında üçüncü bir yer, çalışanlara saygıyla davranılan ve olağanüstü müşteri hizmeti sunulan bir yer kurmak” konusunda olduğu kadar tutkulu olmadığını söylemişti. Kahve üründür ama Starbucks müşteri hizmeti işindedir.

Tutku, bir insanın enerjisini harekete geçirip bir hedefe bağlılığını artırır. En çok izleyici çeken TED konuşmacıları gibi, ilgi uyandıran iletişimciler de belli bir konuda ustadır, çünkü temel olarak derinden bir tutkuyla beslenen uğraşlarına kaçınılmaz şekilde kendilerini adamış, zaman ve çaba yatırımı yapmışlardır.

“Etkili hikayeler, slaytlar ve beden dili, ikna edici bir sunumun önemli bileşenleridir, ama eğer konuşmacı konusu hakkında tutkulu değilse bunlar pek az şey ifade eder. Başkalarına ilham vermenin ilk adımı önce kendinizin ilham almış olduğunuzdan emin olmaktır. Gerçekten tutkulu olduğunuz şeyi belirlemenin en basit yolu kendinize, “İçimi ne şenlendirir?” sorusunu sormaktır.    

2) Hikaye Anlatma Sanatında Ustalaşın

Hikayeler ruhu olan verilerdir sadece..                     

Araştırmacılar, hikayeler duyduğumuzda beyinlerimizin daha aktif olduğunu keşfetmiştir. Madde işaretleriyle dolu çok sözcüklü bir PowePoint slaytı, beynin, sözcükleri anlama dönüştürdüğümüz  dil işleme merkezini aktive eder. Hikayeler daha fazlasını yapar, bütün beyni kullanıp dil, duygusal, görsel ve motor alanlarını harekete geçirir.

Kişisel hikayeler neredeyse her iletişim formatında –sunumlar, sosyal medya ve televizyon söyleşileri- dikkat çeker. Eğer anılmak istiyorsanız bir hikaye anlatın ve bu ne kadar kişisel olursa o kadar iyi. Hiçbir teknik yüzde yüz garanti değildir ama hikaye anlatmak buna yaklaşabilir.

“Hikayeler, bir hikaye anlatıcısının izleyicisini ikna etmesi için tasarlanmış belli bir tür insan iletişimidir.”

3 Sohbet Edin

Beden dilini ve sunumlarını geliştirmek isteyen konuşmacılar sunumlarını gerçek, söyleşi benzeri bir biçimde yapabilmeyi öğrenebilmeleri için üç önemli şeyi başarmalılar: Tutku, Prova, Duruş.

Eğer amacınız seyircinizi hayran bırakacak unutulmaz bir sunum yapmaksa, o zaman prova etmelisiniz.

Disiplinli, titiz, zeki ve güvenli konuşmacılar, el hareketlerini kendi düşünce süreçlerine bir pencere olarak kullanırlar. Beden dili, istenen hedef-teklifini daha çekici ve sonunda harekete geçirebilir kılmak- için en uygundur. Çalışmalar, karmaşık düşünürlerin karmaşık jestler kullandığını ve jestlerin genellikle izleyicide konuşmacıya karşı güven yarattığını göstermiştir.

Sunum öncesi bir tür fiziksel ritüel uygulamak önemlidir, çünkü hareket ve enerji birbiriyle yakından ilintilidir.

4 Bana Yeni Bir Şey Öğretin

İnsan beyni yeniliği sever. Bir sunumda tanıdık olmayan, alışılmamış ya da umulmadık bir unsur izleyicinin ilgisini çeker, onları daha önce yerleşmiş kavramlardan silkeler ve çabucak, dünyaya yeni bir bakış kazandırır.

“İyi konuşmalar sizi bir geziye, bir yolculuğa çıkarır. Sizi yakalar ve ritmi algılarsınız, öylece akar ve inşa eder. Sonunda, sizi hiç düşünmediğiniz fikirlere, kendinizi ya da işinizi yeniden keşfetmenizi sağlayan yerlere götürebilir.”

Beyin sadece tembel bir et parçasıdır. Beyni şeyleri farklı görmeye zorlamak için, beynin bilgiyi algılamasını sağlayacak yeni ve alışılmamış yöntemler bulmalısınız. ”Beyne, öngörülebilir algılamalardan çıkmaya zorlamak için daha önce hiç işlenmemiş bir şey verilmelidir.”

 5 Ağızları Açık Bırakan Anlar Yaratın

Bir sunumda ağızları açık bırakacak an, sunumu  yapanın şok eden çarpıcı ya da şaşırtıcı bir an sunmasıdır ve bu o kadar etkileyici ve unutulmazdır ki dinleyicinin ilgisini çeker ve sunum bittikten sonra da uzun zaman hatırlanır.

Beyin duygusal olarak canlı olayları hatırlayıp sıradan olağan olayları unutmaya donanımlıdır. Eğer vasat sunumlar denizinde öne çıkmak istiyorsanız izleyicinizi duygusal olarak yönetmelisiniz. İzleyicinin duygusal tepkileriyle bağ kurarsanız, bilgiyi daha canlı algılayacaklar, daha az dikkatleri dağılacak ve hatırlamaları daha olası olacaktır. Soyut noktaları açıklamak için çok somut ve anlamlı örnekler kullanın. Görüntüleri, ister güzel, şaşırtıcı, ister iğrenç olsun, beceriyle kullanın.

6 Neşelenin

Mizah ve yeniliği birleştirdiğiniz de sunum altını elde edersiniz.

Mizah, savunmaları azaltarak izleyicinizi mesajınıza daha açık hale getirir. Ayrıca sizin daha sevimli görünmenizi sağlar ve insanlar hoşlandıkları birini desteklemeye daha yatkındır.

Mizah, beynin tepki vermeye donanımlı olduğu bir araçtır ve bir mesajı yeni ve alışılmamış kılmakta anahtardır.

 “Mizah beceriyle kullanıldığında, yönetim tekerleklerini yağlar. Düşmanlığı azaltır, eleştiriyi saptırır, gerilimi giderir, moral yükseltir ve zor mesajların iletilmesine yardım eder.”

Mizah bazı riskler içerir ve çoğu insanın buna cesareti yoktur, bu yüzden çoğu iş sunumu korkunç kuru ve sıkıcıdır. Savunmasız olmak, kendinizle ve konunuzla yumuşak bir şekilde alay etmek cesaret ister.

7 On Sekiz Dakika Kuralına Bağlı Kalın

18 dakika ciddi olmak için yeterince uzun ve insanların dikkatini canlı tutmak için yeterince kısadır. Bu uzunluğun ayrıca internette de inanılmaz iyi işlediği anlaşılmıştır. Bu bir kahve molası uzunluğudur yani bu sürede iyi bir konuşma izlersiniz ve bağlantı adresini iki ya da üç kişiye yönlendirirsiniz. Çok kolayca hızla yayılabilir.

“Beyin bir enerji oburudur. Uzun, kafa karıştırıcı, dolambaçlı bir sunum dinleyicinizin beynini çok çalışıp enerji tüketmeye zorlar. On sekiz dakika düşündürücüdür. Üç saat bunaltıcıdır.

8 Çok Duygusal Deneyimlerle Zihinsel Bir Resim Boyayın

Beyin sıkıcı şeylerle ilgilenmez. Karşınızda büyüleyici görüntüler, çekici videolar, ilginç sahne malzemeleri, güzel sözler ve hikayeyi hayata geçiren birden fazla ses varsa sıkılmak neredeyse olanaksızdır.

Beyinlerimiz görsel bilgiyi –resimler- metin ve sesten çok daha farklı işlemeye donanımlıdır. Bir resim bilgiyi, sadece sözleri dinlemekten altı kez daha fazla  hatırlamanıza yarayacaktır çünkü resimler bir yerine birkaç kanalda, beyne çok daha derin ve anlamlı şifreleme deneyimi sağlayarak işlenir.

“Bir sunumun en arzulanan hedefi izleyiciyi başka bir yere götürmektir.”

9 Şeridinizde Kalın

“Özgün, açık ve şeffaf olun.”

Bir sunum yaptığınızda, hedefiniz “bir sunum yapmak” olmamalı. İzleyicinize ilham vermek, onları etkilemek ve daha büyük düşler kurmaya teşvik etmek olmalı. İnsanlar sizin gerçek olduğunuzu düşünmezlerse onları etkileyemezsiniz. İzleyicinizi, eğer size güvenmez, hayran olmaz ve içtenlikle sevmezlerse hiçbir şeye ikna edemezsiniz.

Çoğu insan bir sahtekarı saptayabilir. Eğer olmadığınız bir şey ya da biri olmaya çalışırsanız izleyicinizin güvenini kazanamazsınız.

Carmine Gallo