Yrd.Doc.Dr.Muhammed Emre KESKİN İle Sohbet Havasında Röportaj

0
164

Bugün Atatürk Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nden kıymetli hocamız Yrd.Doc.Dr. Muhammed Emre KESKİN ile birlikteyiz,sohbet havasında sıcak bir ortam içerisinde geçen röportajımızda kendisinden merak ettiğimiz konuları aydınlatması ve yaşanan sorunlara akademik bir bakış açısıyla yaklaşmasını rica ettik.Bizi kırmayıp kabul ettiği için kendisine teşekkür ederek röportajımıza başlıyoruz.

1)Değerli hocam öncelikle sizi tanıyalım,Muhammed Emre KESKİN kimdir?

Öncelikle Endüstri Mühendisliğim Platformuna röportaj için teşekkür ederim .Umarım söyleşimizi okuyacak olanlar görüşmemizden fayda temin ederler.

Ben Erzurum doğumluyum Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Lisans Programını bitirdim.Ardından Boğaziçi Üniversitesinde Yüksek Lisans ve Doktora yaptım.Tahsil hayatımı bitirdikten sonra memleketime akademisyen olarak döndüm.Kariyerime stajlarım dışında akademik düzeyde yön verdim.Bu sebepten dolayı sorularınızı akademik bakış açısıyla cevaplayacağım ancak özel piyasası hakkında da cevaplar vereceğim.

2)Bir akademisyen olarak endüstri mühendisliğinin çalışma alanının geniş olmasının avantajları ve dezavantajları hakkında neler düşünüyorsunuz?

Önce dezavantajlarından başlayayım;

-Çalışma alanı geniş olunca insanlar belirli bir disiplinin,belirli bir uzmanlık alanının olmadığı yanılgısına kapılıyorlar. Endüstri mühendisi deyince mühendislik dallarının ortak özeti,işletmeyle makine mühendisliği arası bir bölüm düşünülüyor. Halbuki alakası yok.Bizim kendimize has belli bir çalışma disiplinimiz,uzmanlık alanımız var.Ama çalışma alanımız geniş olduğu için insanlar böyle bir yanılgıya düşüyorlar.Mesleğimiz hakkında bir önyargıya ,herkesin yapabileceği işleri yaptığımızın zannedilmesine yol açıyor. Temel ve en yaygın dezavantajın bu olduğunu düşünüyorum.

– Avantajlarından çok bahsetmeye gerek yok aslında ,çalışma alanının geniş olması zaten başlı başına bir avantaj. Benim gözlemim şu;

– Biz daha çabuk iş buluyoruz.Çalışma alanı geniş olunca insana bir tercih hakkı da doğuyor. Ben fabrikada çalışmak istemiyorum,daha çok masa başında planlamacı olarak çalışmak istiyorum diyebiliyorsunuz.Ben reklamcılıktan hoşlanıyorum diyebilirsiniz.İnsanın kendi ruhuna hitap eden bir sektör bulup orda çalışma imkanı sunuyor.Çalışma alanının sunduğu doğal avantajlar bunlar.

fullsizerender-2

3)Benim de aslında en merak ettiğim sorulardan biri olan soruyu sormak istiyorum size. G8 deki ülkelerin endüstri mühendisliği piyasası ile Türkiye’deki endüstri mühendisliği piyasasını kıyasladığınız zaman,ülkemizde endüstri mühendisliğinin gelişimini nasıl değerlendirirsiniz?

Ben Türkiye’de sanayinin, üretim sektörünün ilerlediğini, Türkiye’nin genel ekonomisi içerisinde üretimin rolünün eskiye nazaran ilerlediğini görüyorum. Sadece gayri safi milli hasılada artış oluyor, bu artışın içerisinde üretimin payı da yükseliyor. Daha büyük firmalar geliyor ve ülkemizde üretim yapmayı seçiyorlar. Bizim ülkemizde Start-up firmalar üretime başlıyorlar,sektörde büyüme var.Üretimde büyüme olunca ister istemez endüstri mühendisleri için de bir alan açılıyor.Açılan bu alanda endüstri mühendisleri fazlasıyla rol alıyor. Ülkemizde böyle bir gelişme olduğu için endüstri mühendisliği bölümünün doğal mecrası, önü açık. Gelişmiş ülkelerde özellikle piyasada bir doygunluk ,piyasanın ulaşması gereken doğal sınırlarına ulaştığını gördüğümüz için orada sonuçta tabii sürkülasyon içerisinde endüstri mühendisleri ne kadar yer alabilirse o kadar yer alacak.Bizde ise bu piyasa genişliyor diye düşünüyorum.

4)Öğrencileri yetiştirmeden önce siz de bir öğrenciydiniz,günümüz öğrencilerinde gördüğünüz temel yanlış ve temel doğrular nelerdir?

Bu konuda biraz eleştirel konuşacağım, ;

– Öğrencilerimiz geliyorlar, okuyorlar vakit dolduruyorlar, ders geçmeye çalışıyorlar. Kısa vadeli hedefler tamamen. Not almaya çalışıyorlar, kısa vadeli hedefler zihinlerinin çoğunu kaplıyor, uzun vadeli endüstri mühendisliği hakkında genel bir vizyon, düşünce kendisine uzun vadede bir hedef plan koyma gibi çabalardan çoğunlukla yoksun görüyorum arkadaşları.

-Evet, bizde o sıralarda bulunduğumuz için biliyorum, öğrencinin kendisine hedef koyması zor olabiliyor daha çok dersti projeydi gibi o kalabalık içinde dağılıyor. Halbuki kendisine bir hedef koyan insanın bakış açısı değişir.Aktif olduğu zaman bir problemle karşılaşırsa bunu derste öğrendiği bilgiler desteği ile çözebilir ve bu çözüm o kişinin derse daha ilgili olmasını sağlar.Aktif olmak ile derslerin başarı durumu aslında birbirine zincir halkaları gibi bağlanmış durumdadır..Ben öğrencilerin çoğunda böyle bir ufuk böyle bir anlayış görmüyorum.Temel eleştirim budur.

-Temel doğrulardan bahsedecek olursak benim en net biçimde gördüğüm öğrencilerin birbirleriyle iletişimidir.Telefon hepimizin hayatının bir parçası oldu.Bu doğal olarak öğrenciye de yansıyor .Daha fazla iletişim halindeler mesela bir ödev verdiğimiz zaman iki kişinin yaptığı ödevden herkesin faydalanmasını sağlıyor. belki ben bunu doğrular kapsamında anlatmamı garip karşılayacaklar ama ben bunu doğru görüyorum insanların birbiriyle iletişim halinde olmasını birbirlerinden faydalanabilmelerini eksiklerini söyleyebilmelerini,doğruları paylaşabilmelerini hemen bunu kolaylıkla yapabilmelerini öğrencilerin temel doğrularından birisi olarak görüyorum.

5)İnternetten birçok kişiden aldığım mesajlarda hayalleri olan Endüstri Mühendisliğine hazırlanan arkadaşlarımız için bölümümüz hakkında neler söylersiniz? Neden Atatürk Üniversitesi?

Önce neden endüstri mühendisliği konusuna değinelim.

-Endüstri Mühendislerinin çalışma alanı daha geniştir.Çalışma alanı daha geniş olursa insanlar kendisine sıcak olan daha yakın olduğu bir sektör seçip orada çalışma imkanı bulabilirler

– Endüstri mühendislerinin çalışma ortamında daha hızlı ilerlemesi mümkün dolayısıyla maaş açısından da daha doygun ücretlere daha kısa sürede diğer mühendislik dallarına göre ulaşması mümkün.

– Geniş yelpazeye sahip olması ,ilerlemeye daha imkan vermesi gibi özellikler mesleğimizi cazip kılmaktadır.

-Endüstri mühendisliği olarak da bizim temel çalışma alanımız çalışılan sektör neyse onu daha verimli hale getirecek modellemeler yapmak.O modellemeleri geliştirmek için metotlar geliştirmek.Modeller de ister istemez yönetim modellerini de kapsıyor.Dolayısıyla endüstri mühendisi olarak çalışan birisi yönetimin de ucundan tutuyor,o yüzden yükselmesi daha hızlıdır.Bu yüzden de daha doygun maaşlara ulaşması daha hızlıdır.Bu da avantajlarından birisidir.Daha çok yönetici mühendis olarak da anılıyor zaten.

-Neden Atatürk Üniversitesi Endüstri Mühendisliği sorusuna gelirsek eğer; Türkiye’nin köklü üniversitelerinden birisi olan okulumuzda alt yapı ve temel taşlar sağlam durumda.Nedir altyapı ve temel taşlar.Altyapının sadece bina, bilgisayar gibi teknik demirbaş olduğunu düşünmeyiniz.Bu altyapının temel yapıtaşlarından bir tanesi de hocadır.Hoca eksiği de var.Dolayısıyla ben öğrenci arkadaşlarımıza özellikle tercih edecekleri endüstri mühendisliği bölümünün öğretim üyesi kadrosunu , profesöründen bölüm başkanından araştırma görevlisine kadar.Nerelerden mezun olduğuna bakmalarını tavsiye ederim. Bizim bölümümüzde dokuz öğretim üyesi var.Tamamımız endüstri mühendisliği kökenliyiz. Türkiye’nin çeşitli güzel,büyük üniversitelerinden mezun hocalarımız var. Yıldız Teknik Üniversitesinden gelen var Sakarya Üniversitesi’nden gelen var Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nden gelen var,Gazi Üniversitesi’nden var,İstanbul Teknik Üniversitesi’nden var. Son on yılda açılmış endüstri mühendisliği bölümler içerisinde bu derece farklı farklı üniversitelerden gelip tamamı endüstri mühendisliği lisans-yüksek lisans-doktora bütün derecelerden endüstri mühendisliğinden mezun olup bir araya getirmiş bir başka bölüm yok.Ve bunların içerisinde en iyi alternatiflerden bir tanesiyiz.Bir de özel olarak kendi bölümümüz hakkında bundan bahsetmiş olayım.

6)Endüstri Mühendisi için şüphesiz ki teknoloji ve yeni sistemler çok önemlidir.Bir öğrencinin 4 yıllık eğitim hayatında mezun olmadan önce mutlaka bilmesi gereken programlar sizce nelerdir?

-Temellerden biri olarak SQL programını öneriyorum. Bizim meslekte özellikle üretim planlama bölümünde departmanda çalışacak arkadaşlar ERP Programlarını, üretim planlamanın daha verimli olması için tam zamanında çok fazla stok tutmadan üretimin sağlanabilmesini sağlayan bir takım programlarımız var. O programlarda veri tabanı yönetimine dayanıyor sonuçta yani veri tabanı bütün büyük bilgisayar programlarının bir parçasıdır.O yüzden piyasada çalışacak endüstri mühendisinin veri tabanı yönetimiyle ilgili temel bilgilere sahip olması gerektiğini düşünüyorum.

– GEMS programını öneriyorum. Matematiksel modelleri kodlayabildiğiniz, çözüm alabildiğiniz programdır.Anlatılan bir problemi soyutlayabiliyoruz,matematiksel modelini kurabiliyoruz yani bir modelleme yapabiliyoruz.Modelleme yapabildikten sonra da onun için çeşitli çözüm yöntemleri geliştirip veya o tür modelleri çözebilecek programları kullanabiliyoruz.

– Ben arkadaşlara bir tane de simülasyon programı öneriyorum. eğer eldeki problem matematiksel modelle modellenemeyecek karmaşıklıktaysa veya matematiksel modeller devasa boyutlardan olup çözülme imkanı vermiyorsa zaman zaman onu simüle etmek yani gerçek hayata benzeterek bir modelleme yapmak ,tasarlama yapmak en iyisidir.

Endüstri mühendisi modelleyebilmelidir.Her türlü problemle karşı karşıya kalabiliriz. Soyut bir problemi alıp teknik imkanlarla çözme kabiliyeti olmalıdır. Endüstri mühendisini endüstri mühendisi yapan şey Budur.Sorunları teknik araçlar yardımıyla çözen endüstri mühendisi kendisini iyi yetiştirmiş bir endüstri mühendisidir.Ve piyasa bu tür arkadaşlara açık.

7)Endüstri Mühendisliğinin çalışma alanının bu kadar geniş olmasını mesleğimizde hangi gerekçelere bağlarsınız ?

-Modelleyebilme yeteneğimiz.Soyut kavramlardan oluşan bir problemi alıyoruz onu matematiksel formata döküyoruz,matematiksel formata döktükten sonra da onu çözebilecek teknik kabiliyetler çeşitli imkanlar sunuyoruz.Dolayısıyla o problem için bir çözüm yöntemi geliştiriyoruz.Ve bu da hangi mecradan kaynaklandığından bağımsız bir konudur.Problem problemdir.Yeter ki modellenebilecek bir boyutu olsun

-Çıkış noktası olarak biz üretim planlama için tasarlanmış bir meslek bu.Ama uzmanlık alanı sonuçta bir problemi alıp modelleyebilmektir.

Örnek verecek olursak bankacılık sektöründe çalışan bir arkadaşta mesela fon yönetimi yapıyorsa bir optimizasyon problemi yapıyordur. Hangi fondan ne kadar getirilsin ki ortaya çıkan sonuç maksimum karı getirsin. Bu bizim açımızdan basit, kolay bir optimizasyon problemidir. Dolayısıyla tamamen bizi ilgilendiriyor. Bu küçük basit bir örnek ama nerelere uygulanabileceğini görüyorsunuz her şeyi modelleyebilirsiniz.Eğer matematiksel model formatına dökülemezse karmaşık bir problemse simülasyon var bu da bizim branşımıza giriyor.Yani her problem sonuçta modellenebiliyorsa bizim alanımıza giriyor demektir.O yüzden böyle geniş yelpazede çalışabiliyoruz.

-Bir örnek daha verecek olursak sosyal medyada etki maksimizasyonu diye bir bitirme tezi yaptım ben geçen sene mesela firmalar büyük firmalar şimdilerde ürettikleri ürünü maksimum kitleye en kısa sürede en fazla insana yaymak için yeni bir reklam tipi şeklinde çalışıyorlar bu da sosyal medya üzerinden ellerinde bir bütçe var Sosyal medya üzerinden 20-30 kişiye dağıtıp kendi reklamını yaptırmak istiyor.Kimleri seçerse en fazla kişiye ulaşır.Mesela bunu bile modelleme problemi olarak endüstri mühendisliği alanına giriyor ve biz yapıyoruz.Yani bizim çalışamayacağımız ,modelleyemeyeceğimiz bir problem yok gibi.

8)Hocam yazılarınızdan makalelerinizden izin verirseniz faydalanmak isteriz.

Zaten akademik çalışmalar insanlar faydalansın ve hani benzer çalışmalar yapacaksa onu temel olarak alsın,referans alsın veya bir uygulamaya yönelik bir çalışmaysa ki illa mühendis olarak çalışmalarınızın tamamında bir uygulama yönü de var.Birileri bunları uygulayacak bunlardan faydalanacaksa faydalansın diye yazıyoruz.Dolayısıyla akademik çalışmalarımdan faydalanmanızda hiçbir mahsur yok.Bizim çalışmalarımızın iki yönü var zor olan.Birincisi anadilimiz olan Türkçe değil ikincisi Türkçe olsaydı bile anlaması kolay değil ,bir boyutu da bu.Ancak çevirip faydalanmak gibi bir niyetiniz varsa ben bundan ancak memnuniyet duyarım.

9)Son olarak hala Endüstri Mühendisleri Odası olmayışını nasıl değerlendiriyorsunuz.Bu konuda atılması gereken adımlar ve geleceğe dair beklentileriniz nelerdir?

Endüstri mühendisliği bölümü olarak biz hemen hemen makine mühendisliği bölümü sayısı kadar bölümümüz var belki o kadar mezun veriyoruz Türkiye’de, dolayısıyla çok yaygın endüstri mühendisleri var,her sektörde çalışıyoruz,bir de biz her sektörde çalıştığımız için ortaya çıkan problemlerimizin çeşitliliği makine mühendislerinden farklı.Doğal olarak bir Oda teşkil etmeli ve bu bizim mesleğimize has yönleriyle problemleri ele almalı diye düşünüyorum.Sayı olarak ,çeşitlilik olarak yeterliyiz ve farklıyız.Dolayısıyla bir Endüstri Mühendisleri Odası’nın olması gerekir.

Bizi kırmayıp kabul ettiğiniz için tekrardan teşekkür ederim hocam.

Ben teşekkür ederim umarım faydalı olmuştur.