Yurt Dışında İş Adabı

0
151

 

“Görgü kuralları iş hayatının önemli bir parçası değilmiş gibi görünür, fakat bu bilgiye sahip olmanın ne zaman işinize yarayacağını, görgü kurallarını bilmemenin ise ne zaman başınıza iş açacağını asla bilemezsiniz.” – Emily Post 1922

İş dünyasının çehresi 1922’den beri oldukça değişmiş olsa da, Emily Post bunları yazdığı sırada adap kurallarının gizli gücü, en az şu an olduğu kadar önemliydi. Davranış kalıplarıyla ilgili dile getirilmeyen değerlerin neredeyse doğuştan kazanıldığı ABD’de bile birilerini incitmek veya kızdırmak korkutucu derecede kolay. Herkesçe bilinen kuralların milim milim ayarlandığı ya da sonradan empoze edilmiş olduğu başka ülkelerde ise görgü kurallarına özellikle dikkat etmelisiniz, ya da birilerini kırma riskini göze almalısınız.

Günümüzün gelişmiş iletişim teknolojisi ve global pazar ekonomisi sayesinde iş yerleri daha uluslararası bir karakter kazanmakta, yerel geleneklerin ise daha az geçerliliği kalmış gibi görünmektedir. Fakat küreselleşmenin ışık hızıyla gerçekleşiyor olması aldatıcı olabilir – çok uluslu şirketlerde bile ofis ortamı tamamen yerel kültürden etkilenmektedir. Kültürel farklar denizaşırı ülkelerde yaşamın her alanında ortaya çıkabilirler, fakat bazı alanlarda özellikler göze çarparlar. Zaman yönetimi, kişisel alan, hediye alıp vermek, espri ve yemek alışkanlıkları gibi unsurlar, ülkeden ülkeye inanılmaz büyük değişiklikler göstermektedir. Beraber çalışabileceğiniz potansiyel bir partner üzerinde iyi bir etki bırakabilmek için bu alanlarla ilgili onun ülkesinin görgü kuralları hakkında fikir edinseniz iyi olur. Aşağıda iş adabının uluslararası ortamda ne kadar değişkenlik gösterebileceğine dair çok yararlı bilgiler bulacaksınız.

Kartvizit Protokolü

Bu kadar küçücük kâğıt parçalarının bu kadar özenle dekore edilebileceğini kim tahmin edebilirdi ki? Yurtdışında bir işe başlamadan önce, orada kartvizitinizi doğru bir şekilde sunmanın yöntemlerini öğrenmeyi kesinlikle unutmayın. Mesela bazı Orta Doğu ülkelerinde birine kartvizitinizi uzatırken asla sol elinizi kullanmamanız gerekirken, birçok Asya ülkesinde kartınızı her iki elinizle takdim etmeniz gerekmektedir. Japonya, Çin, Singapur ve başka Asya ülkelerinde size uzatılan kartviziti incelemek için bir kaç saniye harcamanız şarttır, ayrıca kartı asla cebinize koymamalı ve üzerine kart sahibinin görünüşüyle ilgili bir şey yazmamalısınız.
Karşınızdakinin Kafasına Arkadaşça Bir Şekilde Vurmak mı?

İnsanların kafasına vurmak pek yaygın bir selamlama biçimi olmadığından iş arkadaşlarınızı selamlamak için böyle bir şey yapma gerekliliği hissetmezsiniz. Fakat eğer Tayland’daysanız ve böyle bir şeye teşebbür ettiyseniz, iki defa düşünün derim. İnsanların başının tam tepesi kutsal olarak kabul edildiğinden bu ülkede böyle bir davranış büyük bir aşağılama olarak kabul edilir.

Hediye Alıp Vermek

Yabancı bir ülkede çalışmanın en büyük zorluklarından biri hangi zamanlarda ve ne tür bir hediye vermenin uygun olacağını bilmektir. Bazı ülkelerde, hediye vermek sizin karşı tarafla iş yapmak istediğinizi belirten gerekli bir harekettir. Başka ülkelerde ise hediye vermek fazla gösterişçi ve bazı durumlar için uygunsuz görülebilir.

Hediyeleşmek özellikle Japonya’da çok önemlidir, fakat bir Japon şirketine ya da Japon birine asla dörtlü ya da dokuzlu setler halinde bir şey vermemelisiniz çünkü bu sayılar uğursuz kabul edilir. Bazı ülkelerde paketleme de en az hediyenin kendisi kadar önemli kabul edilir. Mesela Çin’de hediyeleri beyaz ya da yeşil kağıtlarla paketlemekten kaçınmalısınız çünkü bu renkler uğursuz sayılır.

Jestler

Jestler ülkeden ülkeye büyük değişiklikler gösterirler ve büyük bir yanlış anlaşılma ve kırılma sebebi olabilirler. Mesela Bulgaristan ve Arnavutlukta jestler çok kafa karıştırıcıdır ve bunları anlamaya çalışmak başınızı döndürebilir: Başınızı aşağı yukarı sallamak “hayır” anlamına gelirken, iki yana sallamak “evet” anlamına gelmektedir. Ya da, Iran’da bacak bacak üstüne atabilirsiniz ama tabanınızın karşınızdaki kişiye dönük olmamasına dikkat edin, çünkü bu bir hakaret sayılacaktır.

Global Görgü Kurallarına Doğru

Esasen Sri Lankalı olan Wipul Nanayakkara İsviçre, Malezya ve İtalya’da çalışmış, ve iş için bütün dünyayı gezmiştir. Kendisi daha esnek bir ofis ortamının en önemli unsurunun insanların değişiklik fikrine olan yaklaşımı olduğunu düşünüyor. Ve “insanlar değişiklik fikrine çok ama çok karşılar” diyor.

Çalıştığınız ülkede değişiklik ihtimalinin nasıl karşılandığından bağımsız olarak, yerel iş adabının önemli noktalarına aşina olmanız çok önemlidir. O ülkenin görgü kurallarını bilmediğiniz için ciddi bir kabahat işlemeniz dünyanın, hatta iş görüşmesinin, sonu olmayacak olsa bile.

Nayakkara, Sri Lanka’da genelde patronunuzun önünde içki veya sigara içmenin hoş karşılanmayacağını söylüyor. Fakat ardından şunu anlatıyor: Malezya’da çalışan ve çok dobra bir tip olarak bilinen bir arkadaşı Sri Lanka’da bulunan bir firmada çalışmak için iş başvurusunda bulunuyor. Mülakat sürecinin son aşamasında, sona kalan diğer dokuz adaya birlikte akşam yemeğine davet ediliyor. “Yemekte bulunan herkese içki ikram edilmişti,” diyor Nayakkara. “O’nun dışında hiç kimse ikramı kabul edemezdi çünkü arkadaşım hiçbir şekilde seçilemeyeceğini düşünüyordu. Sonuçta hem içkiyi alan hem de işe kabul edilen o oldu” Görülüyor ki bazı görgü kuralları zaman içinde değişebiliyor.