Türkiye'nin Endüstri Mühendisliği Platformu

Akıllı İnsanların Söylemeyeceği 11 Şey

0 35

İş yerine kolay kolay söylemek istemeyeceğiniz bazı şeyler vardır.

Bu cümleler özel güçler taşır: söylediğiniz kelimeler doğru olsa bile sizin kötü görünmenizi sağlayabilecek olağanüstü bir yetenek vardır.

Daha da kötüsü ise, ağzınızdan bir kere çıktığında geri alamazsınız.

Şaşkınlıkla olan dil sürçmesinden, kaba şakalardan ya da politik olarak doğru olmayan uygunsuz davranışlardan bahsetmiyorum. Bunlar sizin kötü görünmenizin tek sebebi değildir.

Çoğu kez kurnazca söylenen sözler-işte bunlar bizi yeteneksiz ve güvensiz gösterir- bize en çok zararı verir.

Sizin ne kadar yetenekli olduğunuzun ya da neyi başardığınız önemi yoktur, bazı belirli cümleler vardır ki bunlar insanların size bakış şeklini anlık değiştirir ve sizi sonsuza kadar negatif ışığın içine atar.

“Bu adil değil.”

 

Hayatın adil olmadığını herkes bilir. “Bu adil değil “ demek hayatın adil olması gerektiğini düşündüğünüzü akla getirir ve bu sizi olgunlaşmamış ve saf gösterir.

Eğer kendinizi kötü göstermek istemiyorsanız, gerçeklere yapışmalısınız, yapıcı kalmalısınız ve yorumunuzu bunun dışında bırakmalısınız. Örneğin, şöyle söyleyebilirdiniz, ”fark ettim ki siz Ann’e benim almayı umduğum projeyi verdiniz. Sakıncası yoksa size neyin bu kararı getirdiğini söyleyebilir misiniz? Benim neden uygun olmadığımı düşündüğünüzü bilmek isterim, böylece bu kabiliyetlerimi geliştirmek üzerine çalışırım.”

 

Bu yöntem her zaman uygulanan yöntemdir.”

 

Teknoloji-yakıtlı değişimler çok hızlı gerçekleşiyor hatta altı aylık eski süreçler çağdışı olabiliyor. “ Bu yöntem her zaman uygulanan yöntemdir” demek sizi sadece tembel ve değişime direnen olduğunuzu belli etmez ama patronun senin neden bunları kendi başına geliştirmeyi denemediğini merak etmesini sebep olur. Eğer gerçekten her zaman uygulanan yöntemi uyguluyorsan, hemen hemen kesinlikle daha iyi bir yöntem vardır.

 

Problem yok.”

 

Birisi size bir şey yapmanızı sorduğunda ve ya size bir şey yaptığınız için teşekkür ediyorsa ve siz onlara ”problem yok” diyorsanız, siz onların teklifinin problem olabilirdi diye ima ediyorsunuz. Bu da insanları sizden yararlandıklarını düşünmesine sebep olur.

 

İstediğinizi yapmak yerine insanlara işinizi yaparken mutlu olduğunuzu gösterin. “Benim için bir zevkti” ya da “ Bunula ilgilenmekten memnuniyet duyarım” gibi şeyler söyleyin. Bu dildeki ince farklılıktır ama insanlar üstünde büyük bir etkisi vardır.

 

“Bana göre…/ Bu düşünce saçma olabilir…/Aptalca bir soru soracağım.”

Bu tarz fazlaca pasif cümleler güvenilirliğinizi anında sarsar. Hatta bu cümlelerinin ardını harika bir düşünce ile devam ettirseniz bile, onlar size güven eksikliğiniz olduğunu belirtir ki bu siz konuşurken insanların size olan güvenini kaybetmesine sebep olur.

Kendi kendinizin en kötü eleştirmeni olmayın. Eğer söylediklerinizde kendinizden emin değilseniz, başka hiç kimse de emin olmayacaktır. Ve eğer gerçekten bir şey bilmiyorsanız,” Bu konu hakkında şu anda bilgim yok, ama bulacağım ve hatasız bir şekilde yapıp size döneceğim.” deyin.        

            

“Bu sadece birkaç dakika sürer.”

Bir şeyin bir dakika süreceğini söylemek sizin yeteneklerinizi zayıflatır ve sizin görevlerinizi acele ile yaptığınız etkisini verir. Siz görevlerinizi abartısız altmış saniyede bitirdikçe, uzun sürmez demede özgürsünüz, ama görevinizi normalde bitebileceğinden daha  -erken bitebilecekmiş gibi söylemeyin.

 

 

Deneyeceğim.

Düşünmek kelimesi gibi, denemek kelimesi de belirsiz ve sizin görevinizi yerine getirme yeteneğinizde kendinize güvenin eksikliğini belirtir. Kapasitelerinizin tamamını sahiplenin. Eğer size bir şey yapılması için soruluyorsa, ya yapacağınıza söz verin ya da alternatifler teklif edin, ama deneyeceğinizi söylemeyin çünkü bu kulağa siz zoru denemeyecekmişsiniz gibi geliyor.

“O tembel/kabiliyetsiz/ahmak.”

İş arkadaşlarınız hakkında kötü yorum yapmanın iyi bir tarafı yoktur. Eğer yorumunuz doğruysa, herkes bunu zaten biliyordur, yani bunu belirtmeye gerek yok. Eğer yorumunuz doğru değilse, asıl ahmak siz olursunuz.

İş yerinde her zaman kaba, uygunsuz insanlar olacaktır ve herkesin onların kim olduğunu bilmesi ise şanstır. Eğer onları geliştirecek ya da kovacak gücünüz yoksa, o zaman onların uygunsuz davranışlarını yayarak bir şey kazanamazsınız. İş arkadaşlarınızı yetersiz olarak ilan etmek sizin iyi görünmeniz için tehlikeli bir teşebbüstür. Sizin duyarsızlığınız iş arkadaşlarınızın sizin hakkınızdaki negatif düşünceleri şeklinde yakanızı bırakmamak için kaçınılmak olarak geri gelecektir.

                  

“ Bu benim iş tanımımda yer almıyor.”

Bu laf kulağa sen sadece maaş çekini alabilmek için gerekli minimum işi yapabilecek güçteymişsin gibi gelir, bu da eğer iş güvenliği seviyorsan kötü bir şeydir.

Eğer patronunuz sizden kendinizi o pozisyona uygun görmediğiniz bir iş yapmanızı istiyorsa(ve bu size ahlaken ve etik olarak karşı bir şey ise), en iyi hareket görevi istekli bir şekilde tamamlamaktır. Daha sonra, patronunuzla şirketteki pozisyonunuz ve iş tanımınızın güncellemeye ihtiyacı olup olmadığı ile ilgili görüşme planlayın. Bu sizin dar görüşlü olmaktan kaçındığınızı gösterir. Ayrıca bu davranış size ve patronunuza ne yapmanız ve ne yapmamanız gerektiği konusunda uzun süreli bir anlayış geliştirmenize olanak sağlar.

 

 

“ Bu benim hatam değil.”

Suçlamayı çarpıtmak iyi bir fikir değildir. Sorumluluk sahibi olun. Eğer bunda rolünüz varsa-ne kadar küçül olduğu önemli değil-  ve yanlış gitmiş olan her ne ise sahiplenin. Eğer yapmazsanız, objektifler sunun ve ne olduğunun sakince açıklamasını yapın. Gerçeklere sarılın, patronunuzun ve iş arkadaşlarınızı kimin suçlu olduğu hakkındaki sonuca ulaşmasına izin verin. Sizin insanları parmakla gösterdiğiniz an insanlar sizi sorumluluktan yoksun biri olarak görmeye başlarlar. Bazı şeyler yanlış gittiğinde, iş arkadaşlarınızdan bazıları sizinle çalışmaktan kaçınır ve diğerleri ilk başta sizin üstünüzde kötü etki bırakırlar, sizi suçlarlar.

 

“ Yapamam”

“Ben yapamam” demek “bu benim hatam değil” demenin eğri kardeşidir. İnsanlar yapamam dediğinizi duymayı sevmezler. Çünkü bunun anlamı yapamayacağımdır. Ben yapamam demek, sizin bu işi tamamladığınızda ne alacağınız konusunda istekli olmadığınızı gösterir.

Eğer bir şeyleri gerçekten konu ile ilgili bilginiz olmadığı için yapamıyorsanız, alternatif bir başka çözüm önermeniz gerekir. Neyi yapamayacağınızı söylemek yerine neyi yapabileceğiniz söyleyin. Örneğin , “ Bu akşam geç saatlere kadar kalamam.” demek yerine  “ Yarın sabah erken gelebilir miyim?” deyin. “ Bu sayılarla çalıştıramam” demek yerine “ Bu tarz analizlerin nasıl yapılacağını bilmiyorum, bana bunun nasıl yapılacağını biri gösterirse gelecek sefere kendim yapabilirim.“ deyin.

 

“ Bu işten nefret ediyorum.”

İnsanların iş yerinde duymak istediği en son şey birinin işten ne kadar nefret ettiğidir. Bunları yapmak size negatif etki verir ve grubun moralini bozar, grubun motivasyonunu düşürür. Patronlar karşıt düşüncelileri hemen yakalarlar ve bilirler ki karşıt düşüncelilerin yerine geçmek için fırsat kollayan insanlar hep vardır.

 

Bunların hepsini bir araya getirecek olursak, bu cümleleri sözlüğünüzden çıkarmak sizin için karlı olacaktır. Onların sizin hakkınızdaki konuşma eğilimi vardır, yani kendiniz bu cümleleri söylememe konusunda alıştırma konusunda katılaştırmalısınız.

 

 

Bu yazı aşağıdaki kaynaktan çeviridir.
http://www.forbes.com/sites/travisbradberry/2015/09/02/11-things-smart-people-wont-say/

Bir Cevap Yazın