Başarının Sessiz Katili: Kafein

0 6

Performans geliştirmek için bu haftanın en basit ve anlaşılır öğüdünü böylece vermiş oldum. Birçok kişi için bu öğüt diğerlerine göre çok daha büyük etkiye sahiptir. Eğer kafeini azaltmak zorundaysanız, herhangi bir kafein bağımlısı gibi bunu yapmanın söylemekten daha kolay olduğunu kanıtlayabilirsiniz.
Farkında olmayanlar için, duygularını yönetme yeteneği ve baskı altında sakin kalmanın performansla doğrudan bir bağlantısı vardır. Talentsmart bir milyondan fazla kişide araştırma yapmıştır ve bu kişilerin %90 ından fazlasında duygusal zekanın daha fazla olduğunu saptamıştır. Bu bireyler duygularını yönetme konusunda sakin ve kontrolde kalabilmek amacıyla yeteneklidir ( hatta fazla stresli olduklarında bile).
Faydalı etki : Gerçekten fayda değil
İnsanların çoğu kafein içmeye başlar çünkü kafein daha uyanık hissettirir ve ruh halini düzeltir. Birçok araştırma desteklemektedir ki kafein aslında kısa zamanda bilişsel görev performansını artırmaktadır. ( hafıza, dikkat süresi vb.)
Ne yazık ki, bu çalışmalar katılımcıların kafein alışkanlıkları dikkate alındığında başarısız olmuştur. Johns Hopkins’in tıp fakültesinde yapılan yeni araştırmalar kafein alımına bağlı performans artışlarının kafein alımı bırakıldığında ters etki yaparak performansı azalttığını göstermektedir. Araştırmaya katılanların kafein kullanımı kontrol edildiğinde, bahsedilen performans iyileştirmenin kafein bırakmayla ilgili olmadığını gözlenmiştir. Özünde kafein boşalması bilişsel performansı azaltır ve ruh hali üzerinde negatif etki yaratır. Normale dönmenin tek yolu kafein içmektir ve içildiğinde yeni bir boyuta taşır. Aslında kafein yalnızca kısa süreliğine performansı normale döndürür.


Kötü etki : Adrenalin

Kafein içmek adrenalin salınımını tetikler. Adrenalin ‘dövüş ya da uçuş’ tepkisinin kaynağıdır, çoğu kişi için bir tehditle karşılaşıldığında ayakta kalmaya ve dövüşe veya koşmaya zorlayan bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Dövüş veya uçuş mekanizmasının yan basamakları daha hızlı tepki yararına rasyonel düşüncedir. Bu bir ayı kovalarken harikadır ama sert bir maile cevap verirken o kadar da mükemmel değildir.
Kafein akla geldiğinde veya vücuda yerleştiğinde aşırı uyarılmışlık durumu meydana gelir, davranışlarınızdan duygular taşar.
Sinirlilik ve endişe kafeinin çok yaygın görülen duygusal etkilerindendir ama kafein tüm duygulara hükmetmeyi sağlar.
Kafeinin negatif etkisi olan genellikle adrenalinin aniden artması sadece davranışla ilgili değildir. Cornegie Mellan Üniversitesi araştırmacıları yüksek doz kafeinin kan basıncını arttırdığı, kalbi uyardığı ve hızlı ama derin olmayan nefeslere sebep olduğunu saptamışlardır. Duygusal Zeka 2.0 okuyucuları bilir beyin oksijenden mahrum bırakıldığında sakin ve mantıklı düşünmek gerekir.

Çirkin etki: Uyku

Uyku halinde beyin kelimenin tam anlamıyla şarj olur, gün boyunca yaşanan anıları harmanlar ve depolar veya atar. ( rüyalara sebep olanlar). Bu yüzden uyarıyla gözler açılır ve kafa toparlanır. Yeteri kadar veya doğru pozisyonda uyunmadığında irade, odaklanma, hafıza ve bilginin işlenmesi azalır. Uyku halinde beyin çok vefasızdır. Uyandığında dinlenmiş hissedilir, beyin kıvrımlarında ayrıntılı bir dolaşıma ihtiyaç duyar. Bu süreç boyunca yardıma ihtiyaç duyulabilir ve kafein alınımını azaltarak uyku kalitesi arttırılabilir.
Burada isteğe neden olan: kafein 6 saatlik yarı ömre sahiptir. Bu da demek olur ki vücut sisteminden atılması 24 saatin tamamını kapsar. Sabah sekizde alınan bir fincanın %25 i akşam sekizde hala vücuttadır. Öğleden sonra içilen herhangi bir şey yatma vaktinde vücutta %50 oranında bulunmaya devam eder. Kan akışında bulunan herhangi kafein – dozajına bağlı olarak negatif etkileri artırır – uykuya dalmayı zorlaştırır.
Sonunda uykuya dalındığında, en kötüsü, kafein hızlı göz hareketli uykuyu azaltarak uyku kalitesini bozar. Derin uyku ancak sağlık geri kazanıldığında mümkün olur. Kafein uykuyu engellediğinde bir sonraki gün duygu yetersizliği ile uyanılır. Doğal olarak daha iyi hissetmek için bir bardak kahve ya da enerji içeceği içmeye meyilli uyanılır. Duygu yetersizliğine sebep olan kafein ani adrenalin üretimine sebep olur. Öğle saatlerinde uyku ve yorgunluk hissi atılır bu yüzden daha fazla kafein alınır bu da yatma vaktinde kan akışında daha da fazla kafein atımı demektir. Ve böyle bir kısır döngü meydana gelir.

Bırakma aşaması

Herhangi uyarıcı ilaç gibi kafein de fizyolojik ve psikolojik olarak bağımlılık yapar. Kafein alımını azaltmak tercih edilirse bu profesyonel bir sağlık personeli kontrolü altında ve çok yavaş olmalıdır. Johns Hopkins Üniversitesi araştırmacıları kafeini bırakmanın baş ağrısı, yorgunluk, uykusuzluk ve konsantrasyon zorluğuna sebep olduğunu saptamışlardır. Bazı kişiler kafein alımını bir bardaktan daha aza düşürdüğünde grip, depresyon ve sinirlilik belirtileri hissettiklerini kaydetmişlerdir. Kafein miktarını günden güne azaltmak bırakmadan dolayı olan belirtileri de fazlasıyla azaltabilir.

Dr. Travis Bradberry / TalentSmart Başkanı

Bunlar da İlginizi Çekebilir Yazarın Diğer Paylaşımları

Bir Cevap Yazın