Türkiye'nin Endüstri Mühendisliği Platformu

Bankacılık Krizinde Şirketlerin Dikkat Etmesi Gerek!

215

2008’deki bankacılık çöküşünü takiben, İspanya’daki mücadele veren bir çok şirket, yapmamaları gereken bir şeyi yaptı: kısa vadeli kazanç için geleceğini feda etti. Profesör Claudia Steinwender bu duruma “Groucho Marx Kriteri” diyor.

Bankalar, 2008’de dünya genelinde başarısızlıkla karşılaştığında, ortaya çıkan mali kriz, işletmeleri bir kargaşaya itti. Borç verenlerin çarpıcı bir şekilde azalmasıyla, toparlanmaya çalışan şirketler yeni işler yapmak ve sermaye harcamalarına gerekli olan finansman için mücadele vermek zorundaydı. İşletmeler, hangi yatırımları tutacakları ve hangi yatırımları kesecekleri konusunda zor kararlarla karşı karşıya kalmışlardı.

Bununla birlikte, bu seçimleri nasıl yaptıklarını ve uzun vadede iş dünyasında ve ulusal düzeyde nasıl bir düzelme sağladıklarına dair pek fikirleri yoktu.

Harvard Business School Yardımcı Doçenti Claudia Steinwender, bu soruyu Pazartesi günü Yeni Bir Gün: Yatırım Kavramı Maliyetini Ölçmek İçin Yatırımların Kompozisyonunda Değişiklik Yapmak (İktisadın ve İstatistiğin Gözden Geçirilmesinde) başlığıyla yeni bir gazetede ele aldı.

LSE’den doktorasını kazandıktan sonra bu sonbaharda HBS fakültesine katılan Steinwender “Şirketler geleceğe yatırım yapmak için bankalara çok fazla güveniyor,”diyor.”Bu kredi durursa, çok büyük bir etkisi olabilir. Şirketlerin bununla nasıl başa çıktıklarını ve firmaların başka türlü yapacaklarını yapamayacaklarını anlamak istedik “dedi.

“VERİLERE BAKARAK, BİR MODEL OLUŞTUĞUNU FARKETTİK”

Başka bir deyişle, kurtarma şanslarını artırmak için şirketler bir sonraki kaçınılmaz banka krizinde neyi farklı şekilde yapabilir?

Steinwender LSE tez danışmanı Luis Garicano, İspanya krizine yönelik politika tepkisine katılan etkili İspanyol ekonomi blogu Nada Es Gratis’in (“No Free Lunch”) kurucularından biriyle çalıştı. Birleşik Devletler’in Büyük Durgunluk döneminde olduğu gibi sert bir durum gören İspanya’da daha da kötüleri oldu: Ekonomik durgunlukdan yıllar sonra büyüme durdu ve işgücünün dörtte biri işsiz kaldı.

İspanyol vakfı tarafından yürütülen işletme yatırımlarının yıllık incelenmesi Steinwender ve Garicano’ya, şirketlerin kredi şokunun ardından yatırımlarını nasıl değiştirdiğine tam olarak bakmalarını sağladı.

Araştırmacılar, verilere bakmaya başladığında, tüm yatırımların aynı olmadığını hemen fark etti.

Steinwender, “Tüm yatırım kategorileri krizden sonra düştü, ancak bazıları daha az düştü.” diyor. “Bu verilere bakarken, bir düzen, model olduğunu fark ettik.”

Şirketler özellikle uzun dönemli yatırımları kesip kısa dönemli yatırımları destekliyorlardı.Steinwender bu durumu bir büyüğün tavsiyesiyle karşılaştırıyor: Bir krizle karşılaştığınızda gereksinimlerinizi değil yapabildiklerinizi kısıtlayın.

“Bunu yapmak çok mantıklı” diyor. “Şirketler, onları hayatta tutacak olan kısa vadeli yatırımları azaltmak istemedi. Aslında şirketlerin uzun vadeli yatırımlarını % 10 ila 40 arasında azalttığını ve bu yatırımların kısa vadeli yatırımlardan ortalama 17 puan daha fazla tasarruf sağladığını belirtti. Mali açıdan bakıldığında, kredi kısıtlamaları bu yatırımlar üzerinde % 11’lik ek bir vergi oranına neden olduğu gibi aynı finansal etkiyi taşıyordu.

KURTARMA GECİKMİŞTİ

Krize verilen bu yanıt mantıklı bir anlam ifade edebilirken, İspanya’nın durgunluğunun ortadan kalkması için neden bu kadar uzun sürdüğünü açıklayabilir. Steinwender, “4-5 yıl içinde ortaya çıkacak [kısa vadeli] yatırımlar yaparsanız ve bu şuanda gerçekleşmiyorsa, iyileşmeyi çok daha zorlaştırır ve daha yavaş gerçekleşmesine sebebiyet verir” diyor ve ekliyor. “Bu firmaların tepkileri krizin uzamasına neden olabilir.”

Steinwender ve Garicano, söz konusu kurtarma olduğunda tüm firmaların eşit olmadığını belirtiyor. Alternatif finansman imkânlarına sahip şirketler – örneğin, yabancı sermayeye erişimi olan çok uluslu şirketler – yerel finansmana bağımlı şirketlerden daha hızlı toplandı. Steinwender, şirketlerin bu gerçeği bir sonraki krizin olabileceği düşüncesiyle dikkate almak durumunda kalabileceğini söylüyor.

“Şirketler yerel ekonomiye fazla bağımlı olmamaya çalışmalı, ancak finansman kaynakları açısından çeşitlilikten yana olmalılar” dedi.

Buna ek olarak, firmalar yatırımların olgunlaşması üzerine düşünmeli ve finansmanını yaygınlaştırmalı, böylece tüm borçların aynı yılda sona ermediğini görürler. Bu şekilde, Steinwender, eğer uzun vadeli finansmanın kesilmesi gerekiyorsa, tüm borçların bir defaya mahsus gelmesinin iyileşmeyi engellemeyeceğini söylüyor.

Steinwender ve Garicano’nun bulgularından, boşluğu doldurmak amaçlı şirketlere kredi sağlayan hükümetler için de dersler çıkarılabilir . Tüm şirketler bir banka kredisi sıkışıklığından eşit derecede etkilendikleri için, aynı kurtarma seviyesine ihtiyaç duymayabilirler.

GROUCHO ÖLÇÜTLERİ

Hükümet, ihtiyaç duyan şirketleri hafifletmeye çalışırken, daha düşük seviyedeki yatırımlara bakmakla kalmayıp “Groucho Marx” kriterini kullanarak finansal ihtiyaçlarını değerlendirmelidir:”Şirketler kısa dönemli yatırımlarına nazaran uzun dönem yatırımlarını orantısız bir şekilde azaltarak geleceklerini tüketiyorlar.”

Steinwender, bulgularının yalnızca bir bankacılık krizinin getirdiği finansal krizin ardından şirketler için geçerli olduğunu ve Çin’de yaşanan mevcut finansal kriz gibi talep şokunun veya döviz devalüasyonunun getirdiği krizlere uygulanmasının gerekli olmadığını belirtti.

Ne var ki,bir  sonraki kaçınılmaz bankacılık krizinde, bir şirketin kendini en iyi şekilde bu durumdan kurtarıp hayatta kalması söz konusu olduğunda yatırımlarını çeşitlendirip sınıflandırması en mantıksal süreç olacaktır.

Üstelik bu durum, bir büyükanneden kulağımıza küpe olacak bir tavsiyedir.

“Michael Blanding adlı yazarın http://hbswk.hbs.edu/item/what-companies-should-not-do-in-the-next-banking-crisis yazısından çeviridir.”

Yoruma kapalıdır.