Türkiye'nin Endüstri Mühendisliği Platformu

Doç.Dr.Yasin Alemdağ ile Röportaj

26

img-20161127-wa0001

Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim üyesi olan ve öğrencilerine bir hocadan çok arkadaş gibi  davranan Doç.Dr. Yasin Alemdağ hocamızın sahip olduğu bilgi birikimi ve hayat tecrübeleriyle alakalı sormuş olduğumuz sorulara samimi cevaplar bulacaksınız. Umarım sizler için faydalı olur.

 

 

1)Öncelikle merhaba hocam. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben 1996 yılında KTÜ makine mühendisliğinden mezun oldum. Yüksek lisans ve doktoramı bu bölümde tamamladıktan belli bir süre sonra TÜBİTAK bursuyla yurt dışında post doctoral eğitimi yaptım. Doktora sonrası yapmış olduğum bir eğitimdi. 2008 yılında yardımcı doçent olarak atandım. Yardımcı doçentlikten sonra yurt dışına çıkma fırsatı yakaladım ve döndükten sonra bireysel bir akademisyen olarak çalışmaya, bu bağlamda öğrenci yetiştirmeye, onlara yüksek lisans ve doktora alanında yardımcı olmaya başladım. 2011 yılından beri öğrencilerimizle birlikte bilimsel faaliyetler yürütmekteyiz. 2015 yılında da doçentlik sınavına girdim ve şu anda doçent olarak KTÜ bünyesinde hizmet vermekteyim.

 

2) Uzmanlık alanınızın malzeme olduğunu biliyoruz. Bu konuyla alakalı yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?

Bu zamana kadar pek çok alanda çalışmalar yaptık ama bu çalışmalar daha çok malzeme adına oldu. Özellikle yeni malzemelerin geliştirilmesi, alaşım tasarımları ve bunların karakterizasyonları, mekanik özellikleri ve mevcut malzemelerin yerini alabilecek daha üstün özellikli malzemeler geliştirme yolunda birtakım çalışmalar yürüttük ve yürütmeye devam ediyoruz. İki TÜBİTAK projesi ve birde bilimsel araştırma proje birimi tarafından desteklenen bir proje tamamladık. Bunlar benim yardımcı doçent olarak atandıktan sonra yapmış olduğum bireysel projelerdir.

 

3) Yurtdışı deneyimlerimizden bize biraz bahseder misiniz?

img-20161127-wa0000Bu soruyu derslerde de öğrencilerimiz sık sık dile getiriyor. Aslında Türkiye den çok farklı bir şey yapılmıyor. Bunun anlamı şu yani eğitim-öğretim anlamında bir fark yok fakat araştırmalar akla geldiğinde altyapı imkanları ve teknolojik imkanlar oldukça fazla. Geniş gruplarla çalışıyorlar yani çalışmalarını takım çalışması şeklinde sürdürüyorlar. Her akademisyenin yaklaşık olarak 15 ile 20 arasında araştırmacısı var ve bunlar doktorasını tamamlamış kişilerden oluşuyor. Benim en çok dikkatimi çeken durum lisans düzeyindeki öğrencilerin bilimsel faaliyetler de yer alması ve çalışmalarını grup halinde sürdürmeleri. Üniversiteler arasında işbirliği çok iyi ve bu sayede büyük projeler gerçekleştirebiliyorlar. Dolayısıyla bizden daha hızlı çalışıp üretiyorlar tabi böyle büyük projeler olunca ister istemez çalışmak zorunda kalıyorlar. Bir diğer etken ise bir bölümde fazlaca öğretim görevlisi bulunuyor ve bu durum haftada ki ders sayılarının az olmasını sağlıyor. Dolayısıyla araştırmaya daha çok zaman ayırabiliyorlar. Bunun sonucunda da ortaya güzel şeyler çıkabiliyor ama bunların hepsi endüstriye geri yansımıyor daha çok bilimsel makale olarak geri dönebiliyor.

 

4)Yurt dışı deneyimlerinizden bahsettiniz. Sizce uluslararası bir düzeyde mühendis olabilmek için ne gibi niteliklere sahip olmak gerekir?

 

Öncelikle şunu dile getirmek istiyorum; Türkiye’de lisans düzeyinde ki  öğrencilerin Avrupa ve Amerika ile eş değer olduğunu düşünüyorum. Fakat uygulama ve öğrencileri değerlendirme noktasında  bir yerlerde, birtakım sorunlarımız var. Bu sorunlar da öğrencilerimizi özgüven noktasında bastırıyor. Eğer bizim öğrencilerimiz özgüveni yüksek bir şekilde mezun olabilirse Avrupa ve Amerika’da ki öğrencilerle yarışır hale gelebilir. Tabi bu yarışta  yabancı dil, okuduğu bölümle ilgili yeterli düzeyde program bilgisi, sosyallik, kendini yetiştirme vs. gibi bazı parametreleri göz ardı etmemek gerekir.

 

Bir de Avrupa’da ki üniversitelerde bizim üniversitelerden  farklı olarak hoca odaklı eğitim  yerine öğrenciyi ön plana çıkaran ödev projesi gibi  sistemlerle eğitim veriliyor. Bu tamamen üniversitenin öğrenci sayısına, altyapı imkanlarına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Evet bu bizim için bir eksikliktir ama aşılamayacak bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

 

Öğrencilerimizin sahip olması gereken bir diğer nitelik ise iletişim  becerisidir. Öğretim üyeleri ile öğrencilerimiz arasında duvarlar örülmemeli ve var olan tabular yıkılmalıdır. Bizler kısıtlı imkanlara rağmen fırsat verildiğinde öğrencilerimizin gerçekten başarılı olabileceğini gördük. Bu konularda öğrencilerimize güvenir ve onlara destek verirsek yeterli düzeyde niteliklere sahip ve özgüvenli bir birey halinde hizmet vereceklerinden kuşku duymuyorum.

 

 

5)Endüstri mühendisliği de dahil olmak üzere farklı bölümlerde derslere giriyorsunuz. Sizin gözünüzden endüstri mühendisliği öğrenci profili nasıl olmalıdır?

Açıkça ifade etmek gerekirse endüstri mühendisliği önemli bir meslek dalı. Makina, iktisat, bilgisayar gibi çok farklı disiplinlerin   bir araya gelerek oluşturduğu bir bilim dalıdır. Bu kadar çok farklı disiplinler bir arada  olduğu için endüstri mühendisliği öğrencilerine çok daha fazla sorumluluk düşüyor. Bu durum onların daha çok çalışmaları, daha çok araştırmaları daha fazla okumalarını ve gelecekteki pozisyonlarından dolayı daha sosyal bireyler olmasını gerektiriyor. Bunun içinde yoğun çaba sarf etmeleri gerekiyor

 

Sonuçta Türkiye Gelişmekte olan ve avrupada ki ülkeler ile rekabet edebilmek için  endüstriyel atılımlar için büyük hedefleri olan bir ülke konumundadır.  Bu yatırımları sonuca ulaştırmak da mühendislerin elindedir ve bu sektörde her zaman Endüstri mühendislerine  ihtiyaç olacaktır. Bu yüzden endüstri mühendisliği okuyan öğrenciler bu tür gelişmeleri dikkate alarak kendilerine bir yol haritası belirlemelidirler.

 

Birde şunu belirtmek istiyorum not ortalaması bir başarı göstergesi olabilir. Üniversitede img-20161129-wa0007yüksek bir ortalama ile mezun olmuş olabilirsiniz. Eğer kendinizi ifade edemiyorsanız özgüven noktasında sorunlar yaşıyorsanız Bu sizin eksik olduğunuz anlamına gelir. Mezun olduktan sonra işinizi sever kendinizi bu yönde geliştirirsiniz piyasada tercih edenlerin tercih edilen  konumuna ulaşırsınız.

 

 

 

24 Kasım öğretmenler gününde Bizleri kırmayıp röportaj için zaman ayırdığınız için teşekkür eder ayrıca öğretmenler gününüzü kutlarız hocam.

 

Ben teşekkür ederim ve bu vesileyle bütün öğretmenlerin öğretmenler günün kutlarım. Sizlerin de çalışmalarınızın devamını dilerim.

 

 

.

 

 

Yoruma kapalıdır.