84414172-97e6-4cf9-9f30-ae19dc773808-0.jpg

Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Ahmet ARIK ile Röportaj

1.Öncelikle sizi tanıyalım, bize kendinizden bahseder misiniz?

Ben Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Ahmet Arık. 1986 yılında Kayseri’de doğdum. Üniversite eğitimime kadar Kayseri’de eğitim aldım. Ardından 2004 yılında Bahceşehir Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde lisans eğitimime başladım. 2009 yılında mezun olduktan sonra askerlik görevimi tamamladım ve sırasıyla 2014 ve 2017 yıllarında Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nden Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans ve Doktora programlarını tamamladım. 2009 yılından 2017 yılına kadar hem özel sektör de mühendislik tecrübem oldu, hem kendi iş girişimlerim oldu hem de Arş. Gör. olarak üniversitede çalışma fırsatım oldu.  2017 yılı Aralık ayından itibaren de Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde işimi ve öğrencilerimi severek çalışıyorum.

 

2.Endüstri Mühendisliğinin sizin için tanımı nedir?

 Bizler diğer mühendisliklerden farklıyız. Örneğin, Makine Mühendisleri önce araştırma-geliştirmesini yapar ardından ilgi alanındaki makineye ya da makine sistemine yönelik bir ürün ya da iyileştirmeyi laboratuvar ortamında gerçekleştirir ve uygularlar. Elektrik Elektronik Mühendisi de, Çevre Mühendisi de, İnşaat Mühendisi de bu şekilde çalışırlar. Bizim farkımız iyileştirme yapmak istediğimiz veya yenilik yapmak istediğimiz yerlerde halen işleyen bir sistem var olmasıdır. Durun ben daha iyi bir çalışma şekli buldum veya daha verimli olabiliriz diyerek üretimi veya hizmet işlemlerini durduramayız. Bunun yerine yapacağımız tüm iyileştirmeleri, işlemler devam ederken yapmamız gerekmektedir. İşimizin hem biraz zorluğu hem de oldukça keyifli olan kısmı da bu sebeptendir. Yapacağımız tüm iyileştirmeleri ve bu iyileştirmeler için toplayacağımız veriyi sistem çalışırken yapmak zorundayızdır. Biz Endüstri Mühendisleri basit gibi gözüken fakat oldukça zor olabilen problemlerin çözümü ile ilgili matematik gibi temel bilimlere dayalı bilgilerimizi ve kendi alanımızda ki matematiksel modelleme, planlama, stratejik yönetim ve karar verme becerilerimizi kullanırız. Örnek vermek gerekirse, bir fırın işletmeniz var ve her sabah marketlere, bakkallara ekmek dağıtmanız gerekiyor. Bu dağıtım işlemi için kısıtlı bir zamanınız var, müşterilerinizin sizden ekmek almaya devam edebilmesi için zamanında teslimat yapmanız önemli. Ayrıca, kullandığınız dağıtım aracının size bir maliyeti var bu yüzden en kısa zamanda tüm müşterilerinizi memnun edecek şekilde dağıtımı yapmanız gerekiyor. Sorun da burada başlıyor işte. Hangi müşterinize ilk önce gideceksiniz ve ardından sırasıyla hangi müşterinize gideceksiniz? 10 tane müşteriniz olduğunu düşünün, bu durumda müşterilerinize 10! yani 3.628.800 tane farklı rota kullanarak ekmek dağıtabilirsiniz. Bakınız, basit gibi gözüken bir ekmek dağıtım işi nasıl karmaşık bir hal aldı. Bu alternatif rotalardan hangisinin hem sizin maliyetlerinize hem de müşterilerinizin ihtiyaçlarına uygun olduğunu deneyerek bulmaya çalışsanız 3.628.800 tane test yapmanız gerekecek. İşte burada Endüstri Mühendisi işe el atıyor ve diyor ki “Ben en uygun rotayı en az maliyet ile hem de siz ekmek dağıtmaya devam ederken bulabilirim”. Bunun için daha önce değindiğim ve Endüstri Mühendislerinin eğitimini aldığı yöneylem araştırması ve karar verme tekniklerini kullanıyor. Bizim farkımız böyle, basit gözüken ama aslında karmaşık olan ve çözüldüğünde ise büyük farklar yaratacak problemler ile uğraşıyoruz.

“Bizim farkımız böyle, basit gözüken ama aslında karmaşık olan ve çözüldüğünde ise büyük farklar yaratacak problemler ile uğraşıyoruz.”

 

3.Endüstri mühendisliği okuyan bir öğrenci ne gibi yetkinliklere sahip olmalıdır?

Problem çözmeyi seven ve ben daha iyisini bulabilirim diyen tüm öğrencileri Endüstri Mühendisliği bölümlerine davet ediyorum.  Tabi ki sadece bunları değil, matematiği ve insanlar ile iyi ilişkiler kurabilmeyi de sevmeli bir Endüstri Mühendisi adayı.

 

4.Farklı sektörlerde çalışmanın kariyerinize etkileri nelerdir? İyi bir kariyer için tek bir alanda uzmanlaşmak mı , farklı sektörleri görmek mi desek şuan ki tecrübenizle hangisini tercih edersiniz?

 Bu soru biraz da siz ne iş yapmak istiyorsanız ona göre cevap buluyor. Günümüzde artık kimsenin iş tanımı sadece bir işten ibaret değil. Tüm beyaz yakalı hatta mavi yakalı personellerden dahi ana bir iş kolunun yanında bazı ek işler yapması isteniliyor. Çok fonksiyonlu bir birey olmak ama tabi ki ana bir uzmanlığı olan birey olmak size rakiplerinize göre üstünlük sağlayacaktır. Ben yine geçmişte aldığım kararları alıp yine olabildiğince fazla alan hakkında bilgi sahibi olmaya çalışırdım. Tabi ki tek bir fark ile daha fazla hata yaparak. Hatalarınız eğer içerdikleri mesajları almayı bilirseniz size almanız gereken değerli dersleri verirler. Bu sorunuza cevabım “Evet, çok fonksiyonlu olun ama kendinize bir ana alan belirleyin ve hata yapmaktan korkmayın”.

“Bu sorunuza cevabım: Evet, çok fonksiyonlu olun ama kendinize bir ana alan belirleyin ve hata yapmaktan korkmayın.”

 

5.Özel sektörden akademik kariyere geçiş kararını verme süreciniz nasıl gelişti?

 Üniversite bitirme projemi sunacağım güne kadar aklımda akademik hayatın içerisinde yer almak yoktu. Bitirme projemi değerlendirmeye gelen hocalarımdan birisinin telkini bana akademik hayatı da göz önünde bulundurmam gerektiğini öğretti. Ardından yüksek lisans ve doktora eğitimimde de bazı hocalarımdan buna benzer telkinler alınca akademik hayata geçiş yapmaya karar verdim.  

 

6.Özel sektör deneyiminizin akademik çalışmalarınıza ve verdiğiniz derslere etkileri nelerdir?

 Özel sektör deneyimi doğal olarak ders anlatımı sırasında bir avantaj sağlıyor.  Sadece ilgili problemlerin teoride nasıl çözüldüğünü değil gerçek hayatta karşımıza nasıl çıkabileceği ve nasıl çözüm yöntemi aranacağına dair geçmiş tecrübelerimizden faydalanabilme imkânımız olabilmektedir. 

 

7. Akademisyenlik düşünen arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir? Birkaç yıllık özel sektör deneyimi bir akademisyen için daha iyi olur mu?

  Sadece kitap kurdu olmak ya da bölüm birincisi olmanız sizin iyi bir akademisyen olacağınızın garantisi değildir. Tam tersi olmanız da size akademik dünyanın kapısını açmaz. Zeki ve çalışkan olmanız ile birlikte bilginizi başkalarına aktarmada istekli olmanız ve yeni bilgiler üretme isteğinizin için sıkılmadan araştırma yapabilmeye hazır olmanız gereklidir.  Bilimi seviyor olmanız ya da akademik hayatta olan insanlara saygınızın olması sizi akademik hayatın gerekliliklerini yerine getirebilmeniz için sabırlı ve kararlı yapamayabilir. Özel sektör tecrübenizin olması sizi çok iyi bir akademisyen yapamayacağı gibi olmaması da sizin çok iyi bir akademiysen olmanıza engel değildir. Yeter ki bu yolda yürümek için istekli ve kararlı olun.

“Zeki ve çalışkan olmanız ile birlikte bilginizi başkalarına aktarmada istekli olmanız ve yeni bilgiler üretme isteğinizin için sıkılmadan araştırma yapabilmeye hazır olmanız gereklidir.”

 

8.Uzmanlık alanınızın üretim planlama ve çizelgeleme olduğunu biliyoruz , bu konular üzerine yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?

Üretim çizelgeleme üzerine çalışıyorum. Doktora çalışmamda, sürekli tekrar eden işlerin çalışanlar üzerinde oluşturduğu pratikliği konu alan ve işlerin yapılma süresini kısaltan bir fenomen olan  öğrenme etkisini ve yapılacak işlerin işlem kuyruğunda beklemesinden kaynaklanan bozulma etkisini inceledim. Doktora sonrası çalışmalarımda ise halen literatürde çözümü zor olarak adlandırılan ve kısa zaman içerisinde üretim çizelgesinin oluşturularak üretimi başlanması gereken üretim işleri için bazı özel algoritmalar üzerine çalışmaktayım. Bunlara ek olarak, endüstriyel ağaç plantasyonlarının ülkemizde uygulanarak doğal orman varlıklarımızın korunmasını ve endüstriyel orman ihtiyacının doğaya zarar vermeden karşılanması üzerine matematiksel model oluşturma çalışmaları yürütmekteyim.

 

9.Bize yapmış olduğunuz uluslararası hakemlik tecrübenizden bahsedebilir misiniz?

Hem uluslararası hem de ulusal hakemlikler, bir akademisyenin hem kendisinin gelişmesine hem de  yayını incelediği yazarın gelişmesine büyük katkılar sağlar. Böylelikle, bilime katkı sağlamak üzere yayın hazırlayan dünyanın herhangi bir yerinden adını bilmediğiniz bir yazarın çalışmasını incelerken aslında kendinizi ve yazdıklarınızı da eleştirir ve dolayısıyla geliştirirsiniz.

 

10.Son zamanlarda mezun olan öğrenciler ilgi alanlarından ziyade istihdama göre kariyer hayatlarına atılıyorlar. Bu bağlamdaki görüş ve tavsiyeleriniz nelerdir?

 Mezuniyet sonrası ne yapacağına karar vermek gerçekten zor bir karar. Ne kadar hazır olursanız olun bazen istediğinizden başka bir iş alanında kendinizi iş görüşmesi yaparken bulabilirsiniz. Benim görüşüme göre, mezun olduktan sonra başlayacağınız ilk iş gerçekten çok önemli çünkü ardından başlayacağınız her yeni iş bir önceki işyerinizi ve pozisyonunuzu referans alacaktır. Bu yüzden ilgi alanınızın 10 yıl sonra da çalışmak isteyeceğiniz bir alan olup olmadığını iyi belirlemeniz gerekmektedir. Bu kararı verdikten sonra sevdiğiniz ve kendi belirlediğiniz alanda çalışmanızın sizin hayat kalitenizi artıracağını düşünüyorum. Tabi ki ileride her zaman radikal bir karar alıp sektör veya iş alanı değiştirmeniz de mümkün olabilir.

“Benim görüşüme göre, mezun olduktan sonra başlayacağınız ilk iş gerçekten çok önemli çünkü ardından başlayacağınız her yeni iş bir önceki işyerinizi ve pozisyonunuzu referans alacaktır.”

 

Bu güzel ropörtaj için Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Ahmet ARIK’a teşekkür ederiz.

Comments are closed.