Türkiye'nin Endüstri Mühendisliği Platformu

GELECEKTE DİJİTAL ÜRETİM

0 144

Üretim; Sürdürülebilir mi? Geliştirilebilir mi? Yoksa zamanla azalıp hayatımızı terk mi eder? Evet haklısınız geliştirilebilir fakat  son 50 yıldır üretim neredeyse %30 düşüş gösterdi, peki gelecekteki insanlara bu üretimden ne kadar pay düşecek? İnsan popülasyonu her sene çoğalmakta fakat üretimimiz her sene daha da azalmakta, büyüme yavaşlıyor ve bu dünyamız için büyük bir problem. Eğer üretim pastamızı büyütemezsek zaman geçtikçe pastadan daha küçük dilim almaya başlayacağız, bunun sonucunda ise kavga ve kaos başlayacak.

Üretimin Tarihine baktığımızda büyük büyüme sıçramaları hep büyük üretimler tarafından desteklenmiştir. Üretkenlik her zaman büyümenin kaldıracı olmuştur. Örnek olarak 20. yüzyılın başlarında Henry Ford seri üretim modelini kurarak büyük büyüme sıçramalarından birini başardı. Henry Ford’dan sonra 1970 yıllarında ilk otomasyon dalgası ile tekrar büyük bir sıçrama gerçekleştirildi, fakat büyümek için daha fazla üretim yapmak zorundaydık ve bunun kesinlikle farkındaydık.

Peki daha fazla üretmek için ne yaptık? Fabrikalarımızı daha az maliyetli iş gücü olan ülkelere taşıdık, fabrikalarımızı ürün bazında ayırdık ve onları büyüttük ve bunlar sadece daha fazla üretmek içindi, fakat bunları yapmak üretim için ne kadar fayda sağladı? Belkide bunları yapmak iyi birer çözümdü, fakat bu yenilikler geçici bir süreliğine fayda sağladı. Üretimi büyütmek ve ilerletmek için daha farklı inovasyonlara ihtiyacımız vardı ve kesinlikle bu konuda başarılı olmak zorundaydık, çünkü pasta dilimimiz zaman geçtikçe daha da küçülüyordu.

Büyümek için her şeyi denedik ve karşımıza zamanın en büyük yeniliklerinin olduğu bir platform çıktı, bu platformun adı Teknoloji idi. Teknoloji sektöründe çok fazla inovasyon vardı ve temel olarak en büyük yeniliklerden birisi tabiki de İnternetti. Teknoloji o kadar gelişmekteydi ki her alanda başarılı olmuştu. Medyada, hizmette, eğlencede onu her yerde görebilirdik fakat teknoloji bu kadar hayatımıza girmiş olmasına rağmen maalesef üretim gittikçe düşüş göstermekteydi. Peki neden? Teknoloji bu kadar gelişmişken neden üretim halen düşüşteydi?

İnternet ne kadar faydalı ve hızlı bir yenilik değil mi? Her işimizi onunla halledebiliriz; bankaya gitmeden paramızı yatırabiliriz, hızlıca konser biletlerimizi alabiliriz, hatta karnımız acıktığında siparişimizi ayağımıza kadar getirtebiliriz. Bunlar İnternetin çok iyi ve faydalı yanları fakat masa başından kalkmadan facebookta dolaşmak, youtube’da video izlemek işte asıl sorunumuz bunlar, bunlar bizi daha az üretken yaptı ve tembelleşmemizi sağladı, çünkü üretim ve teknoloji bir değillerdi ve bu büyük bir sorundu.

Teknoloji ve Üretimi aynı vücudun 2 eli haline getirebilseydik nasıl olurdu?

Ya bunu başarabilseydik. Teknoloji ve Üretimi aynı vücudun 2 eli haline getirebilseydik nasıl olurdu? İşte tam da burada çok büyük bir başarı sağlamış olurduk. Biz bu devrime 4. Üretim devri diyoruz ve şu anda gerçekleşiyor. Teknoloji artık ana üretime giriyor ve bu muhteşem bir şey, artık daha fazla üretmek ve daha hızlı büyümek için yeni bir çaba içerisindeyiz. Bu çabanın bir de adı var biz buna Endüstri 4.0 diyoruz.

Endüstri 4.0 Nedir?

“Endüstri 4.0 fiziksel dünyayı dijital dünyaya bağlamaktır.”

Teknolojiyle üretimi birleştirip daha verimli, daha hızlı, daha akıllı ve büyüme oranı daha fazla olan makinalar geliştirmektir. Üreticiler de bu devire göre makinalar ürettiler ve kendilerine endüstri 4.0’a göre geliştirdiler. Endüstri 4.0’da en önemli Teknolojik yeniliklerden birisi de Dijital eşleştirmedir.

Dijital Eşleştirme Nedir?

Dijital Eşleştirme fiziksel bir varlığın dijital ortama eşlenmesidir, yani varlığın önceden test edilmesine olanak sağlar. Bunu yaparken çalışma durumunu ve gerçek zamanlı durumu analiz etmek için varlık üzerinde bulunan sensörlerden gelen verileri kullanır. Bu konu hakkında Endüstriyel otomasyon firması pazarlama müdürü Jonathan Wilkins “Tarihsel olarak tasarımcılar prototiplerini test etme ve tadil etme şansına sahip değildi, fakat dijital eşleştirme üreticilerin üretim süresi boyunca sanal bir prototip düzenlemesine olanak tanıdı, Bu model simülasyonları analiz ettikten sonra verimliliği artırdığından dolayı geliştirme süresi ve maliyeti azalttı.” demiştir.

Dijital Rüzgar Çiftlikleri

 

General Electric (GE), Rüzgar çiftlikleri inşa etmek ve korumak için dijital eşleştirme üzerinde çalışıyor. Sanal modeller mühendislerin türbinleri izlemesine ve kontrol etmelerine olanak sağlıyor ve çıkacak olan sorunları önceden belirleyip tedbir almalarına olanak sağlıyor. GE’nin bu sanal tesisi eşleştirmeleri kontrol ederek çevresel koşullara uyum sağlıyor ve tahmini hataları azaltıp, yıllık enerji üretimini artırıyor.

Dijital eşleştirmenin faydaları petrol, doğal gaz, ve ilaç sektöründe elde edilmeye devam edilmektedir. Orbis Research tarafından yayınlan bir rapora göre 2022 yılına kadar tüm platformların %85’inin dijital eşleştirme yapacağını öne sürülüyor. Petrol ve gaz devi BP, yeni petrol sahaları projeleri için dijital eşleştirme sahalarını genişleterek BP mühendislerine projelerini görselleştirmesinde yardımcı oluyor ve fiziksel varlıklarla çalışmadan önce eylemlerini simüle ediyor.

İş Modellerinin Değişmesi

Dijital eşleştirme ,sadece ürün ve personelin gerektirdiği becerileri değiştirmekle kalmadı. Çoğu durumda, büyük şirketlerin iş modellerinide etkiledi, özellikle de ürünlerin satışını durdurmaya ve hizmet satmaya başlamasına neden oldu.

Aggreko ve Rolls-Royce bu iki şirket eskiden jeneratör ve hava motoru üretiyorlardı fakat şimdi bunları satmak yerine güç satıyorlar. Bu ancak dijital eşleştirmenin ürünlerdeki gelişmeleri sağlayan ekstra anlayışları nedeniyle mümkün oldu. Böylelikle Dijital Eşleştirme gerçek zamanlı üretim verileri sağlayarak işletmelerin rekabetçi kalmasını ve müşterilerin taleplerini karşılamaya olanak sağlayan üretim verimliliğini artırmaya yardımcı oldu.

 

Bir diğer önemli unsur, Dijital eşleştirmeden gelen bilgileri görselleştirmek için gereken teknolojidir. Uygulamacıların bir çoğu bunun için Microsoft Hololens veya stereoskopik 3D projektörler gibi sanal veya artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanıyor.

(pic2)

 

3 Boyutlu Gerçek Üretim (3D)

The Economist’in Şubat 2011’de “Print me a Stradivarius” adlı bir hikayeyi yani nesneleri basmak hikayesi, harika bir fikir olarak görünüyordu, nitekim ki şu anda da öyle 3 boyutlu baskı ve yazıcılar hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Fakat 3D baskı henüz her yerde bulunmamaktadır, çünkü bu yazıcılar genel olarak seri üretim için çok yavaş kalıyor ve bazı uygulamalar için çok pahalı , diğerleri için standartlara ulaşmayan sonuçlar üretiyor. Ancak 3D baskı gelecekteki üretim için olağanüstü yeniliklerden birisi ve gelişmeye devam ediyor.

Peki bu 3 boyutlu yazıcıların mantığı nedir, ve nasıl çalışır? 3 boyutlu yazıcılar ekleme yoluyla ürünleri oluştururlar yani bir bilgisayar programının komutlarına uyarak malzemenin üstüne malzeme ekleyerek ardışık şekle getirir ve katmanları üst üste sıralarlar.

 

Geleceğe Ayak Uyduran Bir Firma “ADİDAS”

3D baskıyı ilk olarak seri üretime geçirmeye çalışanlardan birisi Alman spor ve giyim mağazası olan ADİDAS olmuştur. Adidas son yıllarda ürünlerini çoğu üreticinin dış kaynak kullandığı düşük maliyetli Asya ülkelerinde üretmek yerine Almanya ve Amerika da iki yeni 3 boyutlu baskılı otomatik fabrika açmaya karar verdi. Böylece Adidas ürünlerini daha hızlı pazara sunacak ve modaya ayak uydurabilecekti.

 

Kaynaklar;

 

Bir Cevap Yazın