Türkiye'nin Endüstri Mühendisliği Platformu

İnsanları İten 6 Tatsız Davranış

0 22

 Kendinizdekileri Nasıl Tespit Edip Değiştirebilirsiniz?

İşimde/çalışma alanımda bir ayda yüzlerce kişiyle görüşüp profesyoneller ile daha önce olmadığı kadar açık şekilde iletişim kuruyorum. Bu tecrübe yoluyla, insanları ( ben de dahil ) iten pek çok tatsız davranış gördüm. Ve bu davranışların İlişkilerden mesleki başarıya, hem kötü davranışta bulunan kişiye hem de etrafındaki kişilere sebep olduğu hasara tanık oldum.

Gerçekçi olalım, hepimiz zaman zaman tatsız ve zarar verici davranışlarda bulunmuşuzdur. Kimse bundan muaf değil. Fakat çoğu insan daha gelişmiş, dengeli ve farkındalık sahibi ve bu davranışlar hayatlarında nadiren vuku buluyor.

Bu davranışlarınız sık sık gerçekleşse de nadiren olsa da kötü davranışlarınız ortaya çıktığında onları tespit edip değiştirebilmeniz mutluluk ve başarınız için kritik önem taşıyor.

 

Her Gün Karşılaştığım En Tatsız 6 Davranış:

1-Her Şeyi Üstüne Alınma

Etkili bir kitap olan “The Four Agreements” da, don Miquel Ruiz hiçbir şeyi üstüne alınmamanın önemini anlatıyor. Eğitmenlik programlarımda ve kitabım “ Breakdown, Breakthrough”da da bunu öğretiyorum.  Ve çok sayıda tepki var. “Gerçekten mi Katy – hiçbir şeyi üstüne alınma mı(diyorsun)?”

İnsanlar hayatta olan her şeyin kendilerine doğrudan bir saldırı olduğuna ya da kendileri hakkında olduğuna inandıklarında tatsız davranışlarda bulunurlar. Gerçek şu ki insanların sana ne söyledikleri ve ne yaptıkları senden çok onlarla ilgilidir. İnsanların sana olan tepkileri onların filtreleri, bakış açıları, yaraları ve deneyimleriyle ilgilidir. İnsanlar senin şaşırtıcı olduğunu düşündüğünde ya da senin en kötüsü olduğuna inandıklarında, yine, bu daha çok onlarla ilgilidir. Narsist olmalıyız ve bütün geri bildirimleri görmezden gelmeliyiz demiyorum. Hayatlarımızdaki bunca acı, hayal kırıklığı ve üzüntü her şeyi üstümüze alınmamızdan geliyor. Diğerlerinin senin hakkındaki iyi veya kötü düşüncelerini boş verdiğinde ve sezgi ve aklın rehberliğinde kalbini kendin yönettiğinde, daha verimli ve sağlıklı olur. Ve evet- hiçbir şeyi üstüne alınma.

2-Negatif Düşünceler Hakkında Saplantılı Olmak

Olumsuzluğu bir türlü bırakamayan ya da bırakmayan insanların etrafında olmak çok zordur – olmuş veya olabilecek korkunç şeyler, acısını çektikleri küçük ayrıntılar ve hayatın adaletsizliği hakkında çok düşündüklerinde ve aralıksız olarak konuştuklarında-. Bu insanlar; hayatın pozitif yanlarını ve ortaya çıkan pozitif dersleri görmeyi inatla reddederler. Karamsarlığı anlarım ancak sürekli olumsuz düşüncelere bağlı kalmak başka bir şey. Sadece negatif görmek ve her şeyin olumsuz ve sana karşı olduğu pencereden yönetmek: yamuk bir düşünce ve yaşama biçimidir. Ve sen bunu değiştirebilirsin.

 

3-Kendine Kurban Gibi Davranmak

Diğer bir tatsız davranış, mağduriyet hissini besleyen aralıksız şikayet etme halidir.  Mağdur olduğuna inanmak, çaba sarf edecek gücünün ve hayatının yönüne etkinin olmaması; seni çıkmazda ve önemsiz tutan tatsız bir davranıştır. Hayatlarında korkunç travmalar yaşamış ancak her şeyi tersine çevirecek cesareti bulmuş kişilerle çalışan bir terapist olarak hayatlarımız üzerinde başlangıçta inandığımızdan çok daha fazla güç, otorite ve etkiye sahip olduğumuzu biliyorum.  Mızmızlanmayı kestiğinizde ve kendinizi kaderin, şansın ya da ayrımcılığın talihsiz bir kurbanı gibi görmeyi reddedip sadece şu gerçeği kabullenmeyi seçtiğinizde, kendinizi sandığınızdan daha güçlü bulacaksınız.

4-Acımasızlık – Empati Yapmaktan, Kendini Başkasının Yerine Koymaktan Yoksun Olmak

En tatsız ve sakıncalı davranışlardan birisi – acımasızlık – tamamıyla diğerlerine karşı empati, ilgi ve merhamet yoksunluğundan kaynaklanır. Biz her gün online olarak ve medyada görüyoruz ki insanlar, sırf yapabiliyorlar diye başkalarına karşı tahrip edici bir şekilde zalim ve yıkıcı oluyorlar. Onlar, online olarak anonimliklerini bir silah gibi kullanıp, insanları korkakça alaşağı ediyorlar. “Acımasızlık”, arkadan bıçaklamak ve birini paramparça etmek, zehirlidir ve bu kurbanınız kadar sizi de incitir.

Bu konuyu birkaç yıl önce çok etkili bir tecrübeyle öğrendim. Bir gün eve çok kötü bir ruh haliyle geldim ve sorunlu bir dönem geçiren çocuğu ile komşumuzun ebeveynliği hakkında kaba ve hedef alan bir yorumu eşimle paylaştım. Ebeveynin uğraştığı aynı sorun 24 saatten kısa sürede benimle çocuğum arasında ortaya çıkıp evimize tünedi. Evren bana şu mesajı gönderdi: “Eğer bir kişiye karşı aşağılayıcı ve zalim olmak istiyorsan bu kadar olumsuz yargıya vardığın konunun aynısını sana gönderiyoruz ki biraz merhamet duygusu öğrenebil.” Ve ben de öğrendim.

Eğer birini arkadan bıçaklayıp şiddetli şekilde eleştirmek istiyorsanız, yürüdüğünüz yoldan geri dönün. Kalbinizin derinliklerine inin ve merhamet bulun, hepimizin aynı olduğunun farkına varın.

 

5-Aşırı Tepkisellik

Duygularını yönetme yetersizliği,  etrafınızdaki herkes için tatsızdır. En ufak aksilik ya da problemde  patlayan insanlar tanıyoruz. Uzun bir sıra yüzünden banka memuruna bağırmak, power pointte yaptığı bir hata yüzünden asistanınıza bağırmak, çocuğunuz yere süt döktü diye tepenizin atması. Eğer sen de aşırı derecede tepki gösteren, her şeyde tepesi atan biri olduğunu fark ettiysen, duygularını kontrol etmek ve bu hassasiyetinin kökeninin ne olduğunu anlamak için sana yardım edecek birine ihtiyacın vardır. Bu sorun göründüğünden çok daha fazlasını içeriyor. Dışarıdan bir bakış açısı- yeni bir tür destek- elzemdir.

6-Sürekli Tastik İhtiyacı

Son olarak, dışsal başarı ölçütlerini elde etmeyi saplantı haline getirmek suretiyle sürekli tastik ve özgüven elde etme çabasında olan insanlar yorucudurlar. Tekrar tekrar değerini kanıtlamaya takılan ve sürekli meslektaşları ve grup üyelerine karşı kazanan olmak isteyen bu erkek ve kadınlar tatsız ve bezdiricidir.

Hayatta daha esnek ve rahat tavırlarla gitmek yerine bir şeylerin nasıl göründüğünü, nasıl olduğunu ve belli başlı kilometre taşlarına ve başarılara ulaşmayı fazlaca takmak; seni yıpratabilir ve etrafındaki diğer herkesi de yaralayabilir. Hayatın için daha büyük bir resim var ve bu resim, bugün neyi başardığın ya da başaramadığınla ilgili değil. Bu bir yolculuk, süreç ve yol – Neyi öğreniyorsun ve neyi uyguluyorsun; diğerlerine ve kedini dahil ettiğin gelişim sürecine nasıl yardım ediyorsun?

“ Bu terfiye şimdi ihtiyacım var !” ya da “ Benim evim komşularımınkinden daha büyük ve güzel olmak zorunda.” gibi belirli sonuçlar için stres yapmayı bırak. Dışsal ölçütler ile başarını kanıtlama ve özgüven geliştirmeye yönelik umutsuz ihtiyacın (ne yazık ki) sen hariç herkes için aşikar ve tam da özlemini duyduğun mutluluğu senden uzaklaştırıyor.

 

Kathy Caprino / Ünlü Kariyer Danışmanı tarafından yazılan makalenin çevirisidir.

Bir Cevap Yazın