Türkiye'nin Endüstri Mühendisliği Platformu

İş Dünyasında Kadın Olmak

48

Bu yaz “erkeklerin dünyasındaki kadınların” yazı oldu. Wall Street’in erkeklerin egemen olduğu dünyayı seyreden kadınların hikayesini konu alan Equity(Öz Kaynak) filminin lansmanı yapıldı. İngiltere’nin yeni başbakanı Theresa May “Brexit” karmaşasını çözmek için göreve getirildi. Ve aynı zamanda Hillary Clinton, büyük bir siyasi parti tarafından başkanlığa aday gösterilen ilk kadın oldu.
Kariyerimi erkeklerin dünyasında bir kadın olarak geçirdim. Smith Barney ve Merrill Lynch Wealth Management şirketinin CEO’suydum.
Ve insanlar bana erkeklerin dünyasında bir kadın olarak var olmamın kariyerime bir faydası veya zararı oldu mu, diye sorduklarında onlara cevabım daima “Evet” oldu.

İlk olarak, iş dünyasında kadın olmanın negatif tarafına bakalım:

Kadınların bu ortamlarda başarılı olabilmesi için erkeklerden daha iyi olması veya daha çok çalışması gerektiği gibi bir izlenim var. Equity filminde ki kurgu da şu şekildeydi; Naomi karakteri işini herkesten daha iyi yapan, hemen hemen herkesin üzerinde iyi iş çıkaran bir karakterdir. Mükemmel değil, herkesten daha iyidir sadece. Ve gerçek hayatta da bunun gibi örneklere şahit oluyoruz: siyaseti veya adayların ne düşündüğünü bir kenara koyarak, diyebiliriz ki Hillary Clinton, kesinlikle tarihteki en tecrübeli Başkan adayı ve karşısındaki aday ise kendisiden daha az deneyimli. Peki şimdi bir soru: Eğer başkanlığa aday olanlar arasında tecrübe farkıyla geride olan aday bir kadın olsaydı kazanma olasılığı olur muydu?

Bu yüzden erkek egemenliğinin olduğu bir endüstride kadın olmanın nasıl bir şey olduğu ve sizi nasıl incitebileceği tahmin edebilir. Bununla ilgili bir çok tecrübe edindim. En barizlerinden biri ise : Daha yeni bir banka yatırımcısı olduğum zamanlarda, hemen hemen her gün erkek çalışanların masama bıraktığı fotokopi kağıtları vardı. Bunu biliyorsunuz, söylemesi gerekten çok zor çünkü yeni patronum benimle göz kontağı bile kurmuyordu. (Ayrıca biliginize o orta seviye bir yönetici değildi bir CEO’ydu.)
Çok acı, değil mi?

Fakat hikaye tam olarak bu değil, böyle tamamıyla siyah beyaz değil. Dürüst olalım, aslında çoğu zaman erkek sektöründe bir kadın olmanın olumlu yanlarını da gördüm. Örneğin, finansal hizmetler sektöründe hisse senedi analisti olarak çalıştığım zamanlar, bir kadın olmam beni daha unutulmaz yaptı. Unutulmaz ve adaletli olmanın verdiği güçle ve işinde doğası gereği başarı kuşkusuz kaçınılmazdı. Hisse senedi analizleri yaptım, müşterilere para kazanmaları konusunda yardımcı oldum..

Ve muhtemelen bir kadın olmak kariyerimdeki en önemli anda bana yardımcı oldu. 2002 yılında Fortune dergisine “Son Dürüst Analist” yazısıyla kapak oldum. O zamanlar Sanford Bernstein de CEO’ydum ve şirket de ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldık. Yatırım bankacılığında hisse senedindeki incelemelerle ilgili müşterilerle anlaşmazlığa düştük ve kısa sürede bir karar alınması gerekiyordu. Aksi halde büyük bir gelirden vazgeçmek zorunda kalınacaktı. Fakat sonrasında New York eyaleti Baş savcısı Eliot Spitzer yatırım bankacılığındaki müşterilerle olan çıkar çatışmalarını ortaya çıkardı.(anlaşmazlığı kanıtlamak için mailleri kullandı)Tüm bu olanlardan sonra farklı bir yol izleyerek, daha çok müşteri odaklı bir firma olarak dikkatleri üzerimize topladık.
Bir derginin kapağında kendini görmek muazzam, ve bu benim kariyerimin yörüngesini ve dolayısıyla hayatımı değiştirdi. Eğer çalıştığım endüstrinin geri kalanında farklı gözüküyor olmasaydım o dergi kapağında olamazdım. Muhtemelen orta yaşlı, saçları beyazlamış, dökülmüş, masa başı işlerle uğraştığım sıradan bir iş hayatım olurdu.(Tabiki de, eğer biz farklı bir iş stratejisinin peşine düşmeseydik ya da o strateji işe yaramasaydı, bende orada olamazdım.)İşte kadın olmanın bir artısı daha!

Kısa bir süre sonra, Smith Barney şirketinde bana bir iş fırsatı sunuldu, Wall Street de yatırım bankacılığı skandalı ile hasar görmüş bir iş için çalışmam istendi. Bu durumda, inanıyordum ki farklı olmak farklı bakmak, farklı bir yaklaşıma sahip olmak benim bu işe istenmemdeki anahtar etkenlerdi. Bazılarının iş hayatındaki kadınlar için kullandığı “glass cliff (cam tavan)” tabiri gerçekten üzücü. (yani kadınların liderlik ettiği kriz anlarında erkeklere göre başarısız olma ihtimallerinin daha yüksek olması olgusu). Ama ben böyle bir kriz anında görev almaktan oldukça memnundum. Çünkü kabul edelim ki, ben veya işinde iyi; kadın olsun erkek olsun bir başkası bu işin halledilmesinde tek çareydi.

Merrill Lynch’de çalışmam için iş teklif edildiğinde de durum aynıydı; 2007-2008 ekonomik krizinin hemen ardından, şirket tarihi bir gelişim sürecindeydi ve çalışanlarındaki yıpranmalarla kıvranıyordu.Yine, bu iş bana verilmişti, muhtemelen de bu iş olağanüstü iş koşulları altında olacaktı ve ben her zamanki gibi bu işe aday olmuştum. (Bu firma Mali Müşavirlerinin % 80 den fazlası erkek olan ve sembolü “boğa” olan bir firmaydı. Bundan daha fazla erkek egemenliği olamazdı.) Kadın olmam iş başarımı sağlamamda ki tek şey değildi ama beni farklı kılıyor ve önde tutuyordu.

Peki tüm bunlarla nasıl başa çıktım? Ben gerçekten çok fazla çalıştım.

Diğer erkeklerden, hatta çalışan herkesten çok daha fazla çalıştım.

Vakaları analiz edip sayılarla tablo oluşturmak işin kolay kısmıydı. Çok erkek bulunan bu ortamlarda beni neyin daha etkin yapacağı üzerinde çalıştım. Temel de bunu çözebilmem bana erkeklerin dünyasında çalışmanın gerçeklerini gösterdi. Şaşırtıcı gelebilir ama, mizahın işleri iyileştirdiğini keşfettim. Daima çalıştığım takımı anlamaya, onlarla beraber bir şeyler yapmaya ve birlikte gülmeye başladım ve bu çalışma hayatım için harika bir başlangıç oldu.

Wall Street daha mı kapsayıcı olmalıydı? Evet. Siyaset de mi olmalıydı? Evet.
Benim düşünceme göre, araştırma; sadece bu alanlardaki kadınlar için değil, araştırma alanları içinde güzel şeyler ortaya çıkarabilir. (Herkes gerçekten ekonomi alanında çalışan daha fazla kadın olursa gerçekleşecek bir ekonomik krizin daha kötü olacağını mı düşünüyor?) Bu arada, bu gibi kriz ortamları kadınlar için, tamamıyla korkunç değil, aksine aynı zamanda güzel fırsatların yakalanabileceği, zorlayıcı olsa da kariyerinde başarılar inşa edebileceği durumlar.

Ve, benim görüşüme göre, çoğunlukla erkeklerin bulunduğu işletmeler, daha çok önemli pazar fırsatlarını erkeklere yönelik yapmışlar. Bu nedenle bende “Ellevest”‘ i; kadınlar için bir dijital yatırım platformunu kurdum. Yatırım sanayisini cinsiyet ayırımından kurtarıp, erkek egemenyası altından çıkarabilmek için.

Ellevest şirketinin kurucusu ve CEO’su Sallie Krawcheck’in https://www.linkedin.com/pulse/did-being-woman-business-help-hurt-me-yes-sallie-krawcheck?trk=mp-reader-card makalesinin çevirisidir.

Yoruma kapalıdır.