Türkiye'nin Endüstri Mühendisliği Platformu

Lineer Taşımacılıkta Yoğunlaşma

33

Deniz taşımacılığında yoğunlaşma;  aynı oranda daha büyük limanlar, nakliye firmaları ve daha küçük roller pahasına pazar payını arttıran ittifaklar anlamına gelmektedir. Bu süreç çok yeni olmasa da son yıllarda güç ve önem kazanmıştır ve gelişen ülkelerdeki etkileri büyüyerek hissedilmektedir.

Peki, bu sektör daha ne kadar önem kazanacak? Bazı araştırmacıların ön gördüğü gibi bu yoğunlaşma süreci lineer taşımacılığının ilk on firması ile sınırlı kalacak mı? Son yıllardaki yoğunlaşma hızı göz önüne alındığında, sadece beş büyük firmanın dışlanma olasılığı için hiçbir sebep yoktur. Bu firmalar artık doğu-batı olarak değil küresel taşımacılar olarak adlandırılmalıdır. Önemli pazarları kapsamayan tüm hatlar niş taşımacılar olarak değerlendirilebilir.

Ticaret, bir bütün olarak dünya ekonomisinde daha hızlı büyümeye devam edecek ve buna nazaran konteynerle ticaret daha hızlı büyüyecektir. Ancak bu tek başına lineer taşımacılıkta ileri düzeyde bir yoğunlaşmaya öncülük etmeyecektir. Kullanılan hacmin artması daha büyük gemilere duyulan ihtiyacın artmasına öncülük ederken, gerçekleşecek olan limana taşıma süresi sınırlı olacaktır. Bu zorunluluk, gemilerin limanda geçirecekleri toplam zamanın azaltılması için yeni teknolojilerin ve kargo taşıma sistemlerinin geliştirilmesine duyulan ihtiyacı arttırmıştır. Gelişmekte olan ticaret ve buna bağlı olan kazanımlar ulusal ekonomiyi doğrudan etkileyeceğinden, devletleri bazı kısıtları ortadan kaldırmak ve ya bu kuralları hafifletmek için yeniden düzenlemelere itmiştir. Ancak, bu düzenlemeler büyük firmalara küçüklere oranla daha büyük avantajlar sağlamıştır.

Şu zamana kadar küçük firmaların varlığı rekabet oranının azalmasında hiçbir etki yaratmamıştır. Aksine, küresel taşımacılık firmalarının ve liman operatörlerinin büyümesi, belirli rotalarda ve belirli ülkelerde oluşan rekabeti arttırmıştır. Ayrıca bu durum nakliye aracıları, nakliye firmaları, tersaneler ve liman operatörleri arasında bir dikey bütünleşme meydana getirmiştir. Yoğunlaşma süreci ancak bir sonraki on yılın sonunda maliyet düşürme avantajı birkaç büyük  firmanın pazar hâkimiyeti aleyhinde ağır bastığı seviyelere ulaşabilir. Monopol kiralardan kaçınmak için bazı düzenleyici önlemlerin geliştirilmesi gerekecektir.

Bireysel şirketler, birim maliyeti düşürmek için kapasite artışına devam edecektir. Bu genişleme, piyasa kapasitesinde bir artışa sebep olacaktır ve bazı araştırmacılar bu artışın kapasite aşımına yol açacağını ön görerek buna bağlı olarak navlun oranlarında çökmeye sebep olacağı için korkmaktadır. Dünyadaki tersanelerde bulunan sipariş üzerine konteyner yuvalarının mevcut kapasite yüzdesi son zamanlarda azalmıştır ancak lineer taşımacılık konusundaki bu gibi korkular abartılı görünmektedir. Yine de bu pazarlara daha büyük gemilerin reorganizasyon ile birlikte doğu-batı taşıyıcılarının kuzey-güney pazarlara doğru genişlemesi bazı hatlarda geçici olarak fazla kapasite yüklemelerine yol açabilir.

Taşımacılık firmaları, limanlar ve hükümet kalıcı kararlar almak için bu süreç yoğunlaşmasının ne zaman ve nerede duracağını beklememelidir. Bu yoğunlaşma süreci yakın gelecekte de devam edecektir ve bu günkü ticari kararlar ve düzenleyici önlemler mevcut durum yerine geleceği hedef almalıdır.

Toplam maliyetler arasında sabit maliyetlerin artış oranı, yoğunlaşma süreci için en büyük neden olarak tespit edilmiştir. Bu eğilim bu şekilde devam edecektir. Ancak bu durum, marjinal maliyetlerin bilgisayar ve telekomünikasyon sektörlerindeki gibi düşük olacağı anlamına gelmemektedir ama eğilim değişmeyecektir. Gemilerin, vinçlerin, bilgi teknolojilerinin, derin su limanları ve kanallarının her zamankinden daha yüksek olan sermaye giderleri konteyner başına düşen yakıtın ve saat başı insan gücünün daha verimli bir şekilde kullanılmasıyla çelişir. Bu konudaki sonuçlar daha fazla marjinal fiyatlandırma, daha fazla yuva paylaşımı ve daha fazla yoğunlaştırma üzerinde çalışmalar yapılması gerektiğini göstermektedir.

Liman ve lineer taşımacılık sektörlerinde küreselleşme ve özelleştirme birkaç yıl boyunca tartışmalara sebep olmuştur. Bu iki noktanın fırsatları ve riskleri, yaygın ve doğru politikalarla fırsatlar kadar ağır basan riskleriyle dikkatli bir şekilde belirlenmelidir.

Teknolojik gelişmeler, büyüyen bir pazar ve hükümet düzenlemeleri sayesinde bu bir sıfır toplamlı oyun haline gelmiştir, ancak daha fazla tarafın kaybetmektense kazanç sağladığı bir zenginlik oluşturma süreci değildir. Nakliye maliyeti düştüğü için bu durumda tüketici, ithalatçı ve ihracatçı kazanacaktır ayrıca yük sevkiyatı sayesinde daha fazla rota seçeneği ulaşılabilir durumda olacaktır. Dünyadaki taşımacılık ile ilgi hisseler artacağı için, denizcilik endüstrisi bir bütün olarak kazanacaktır. Artan ticaret ve yük sevkiyat oranından doğrudan etkilenen liman operatörleri de kazanacaktır. Bölgesel ve kuzey-güney ticaretine odaklanan küçük taşımacı firmaların kaybedecek olmaları muhtemeldir.

Yoruma kapalıdır.