Yeni Fikirler mi Saçmalık mı?

0 5

Yaratıcılık, yeni fikirler, yenilikçilik, inovasyon, saçmalık… Hangisi hangisi? Tarihte yaratıcılığın neredeyse tamamına saçmalık damgası vurulmuş, bugün ise saçmalık, uğruna kitap yazılacak kadar kıymetli. Her şey tersyüz. Bildiğimiz her şey neredeyse yanlış.

“İşe Yarayan Tuhaf Fikirler” diye Türkçeye çevrilen, orijinali “Weird Ideas That Work” olan kitabın yazarı Robert Sutton, “yaratıcılığı tetiklemek için uygun olmayanları bile işe alıp mücadeleye itin; geleneksel kalıpları kırmaları ve hakim kültürün üstesinden gelmeleri için para ödeyin” diyor. Çoğunluk, Sutton’ın fikrine “saçma” diyor. O da saçma olduğunu biliyor ama saçma fikirlerin işe yaradığından emin.

Hangi saçma fikir işe yarar? Bütün yaratıcı fikirler saçma mıdır? Saçma fikirler işe yarayacaksa, saçma sapan insanlar bulmalıyız? Yaratıcılar saçma sapanlardan çıkıyorsa, vasatını bile bulmak zorken bir de saçma fikirleri olan yaratıcı insanları nereden bulacağız? Haydi diyelim her şeyi hallettik, saçma nerede biter yaratıcılık nerede başlar?..

Dünyanın önde gelen firmaları yaratıcılık konusunu iş edindiler. Onlar henüz konuya “saçma” demiyorlar. IBM, McKinsey, PricewaterhouseCoopers… Her yıl mutlaka bir araştırma bir anket düzenliyorlar. Her biri her yıl belli başlı konularda tepe yöneticilerin fikirlerini alıyor. Son yıllarda sektirmeden inovasyon konusunu soruyorlar. Nedense hiçbirinin çalışması diğerinden farklı çıkmıyor. Herkes, “varsa yoksa inovasyon” diyor!

Sonuçların böyle çıkmasını yadırgamıyorum. Ama araştırmalardan birinde dikkatimi çeken, “bizde inovasyonun ancak yüzde 40’ı çalışanlardan gelir” sonucuna çok şaşırdım! Dünyanın önde gelen firmaları “dahi” adamlarla çalışır önyargısına sahibiz. Onlar yaratıcılık sıkıntısı yaşıyorsa, iyi fikirlerin çoğu hala tepeden aşağı iniyorsa, diğerleri ne yapsın? Düşündürücü olan bu! Pegasus Havayolları’nın CEO’su Ali Sabancı, şirketteki saçma fikirlerin yüzde 51’inin kendisinden çıktığını söylediğinde de şaşırmıştım. Meğer sıradan olan saçma fikirlerin seyrek çıkmasıymış…

Neden çalışan yaratıcı değil?.. Yanıt küçük küçük ama bildik gerçeklerden oluşuyor. Tabii ki eğitim başlıca neden ama bu temel konuya girecek olursam çıkamam endişesi yaşıyorum. Etraftaki diğer küçük izleri takip edelim en iyisi…

En önemli sorun inovasyon tanımında ve tabii ki algısında. Kurumlar da yöneticiler de genellikle ürün ve servis hizmeti geliştirme gibi alanlarda inovasyona odaklanıyorlar.

Tepe yöneticilerin ne yazık ki küçük bir bölümü inovasyonun şirketlerinin yaptığı her şeyin bir parçası olduğuna inanıyor. Diğerleri inovasyonu izole ediyor. İnovasyon departmanı: Haydi şimdi yaratalım…

Liderlik takımlarının olağan gündemine inovasyon giren şirket sayısı az. Tepe yöneticilerin çoğunluğu kendilerini yeni fikirler üreten ekipten uzaklaştırmış hatta izole etmiş görünüyor.

Çoğu şirkette, kökleşmiş gelenekler, alışagelmiş uygulamalar gözü kapalı kabul görüyor. Çünkü insan kaynakları uygulamaları böyle çok daha rahat ilerliyor. Kağıt üzerinde tabii. Şirketler, kültürlerine kolay uyum sağlayacağına inandıkları insanları işe almayı tercih ediyor.. Şirketler çalışanlarını birbirleriyle iyi geçinmeye, kurum anayasasını öğrenip harfi harfine yerine getirmeye tek tip insanlar olmaya teşvik ediyorlar.

Saçma/Tuhaf Ama Yenilikçi

Yenilikçilik kolay benimsenen bir kavram değil. Yenilip yutulması zor. Tarihte yenilikçi fikirler ve icatlar başta çoğunlukla saçma ve değersiz bulundu. Wright Kardeşlerin uçuş denemelerine prim veren olmadığı gibi intihar eğilimli manyaklar olarak gösterildiler. 3M mühendislerinden Art Fry’ın Post-it çalışmalarını kimseden kabul görmediği için evinde yapmak zorunda kaldı. Buluşların kabul görmemesi bir yana inovatif fikirleri olanlar zulüm de gördüler. Galileo dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyince hapse atıldı.

İstatistikçi Abraham Wald İkinci Dünya Savaşı’nda çok kayıp veren İngiliz ve Amerikan hava kuvvetleriyle çalışmaya başladığında düşüncesini anlatmak kolay olmadı. Müttefik uçakları savaşta çok kayıp veriyor bir türlü aldıkları yaralara dirençli uçak geliştirilemiyordu. Wald, geri dönmeyi başaran uçakların üzerindeki her kurşun deliğini tespit etti. Uçaklara ekstra zırhı daha az kurşun isabet etmiş ya da hiç isabet almamış bölgelere yerleştirdi. Mantığı kolay kabul görmeyecek kadar ilginçti. Wald tarihe geçti.

Bazıları tarihe, geleceği öngöremeyen kişiler olarak altın harflerle adını yazdı. Twentieth Century Fox’un başkanı Darryl F. Zanuck 1946 yılında tüketicilerin televizyona nasıl tepki göstereceklerinin sorulması üzerine “Video ilk altı aydan sonra kimsenin ilgisini çekmeyecektir. İnsanlar bir mobilyaya bakmaktan sıkılacaklardır” demişti. 1968 yılında IBM’in İleri Bilgisayar Sistemleri bölümünde çalışmakta olan bir mühendis mikroişlemcinin geleceğin dalgasını temsil edeceğini dair sözlere “ne işe yarayacak ki” diye karşı çıkmıştı.

Kimleri İşe Almalı?

Nobel ödüllü biyokimyacı Albert Szent-Gyorgi’ye göre “Keşfetmek aynı şeye herkesin baktığı gibi bakıp, başka bir şey düşünmektir.” İnovatif kişiler hepimizin gördüğüne farklı bakanlar. Bu farklı insanları istihdam etme konusunda birbirinden yaratıcı fikirleri bulmaya çalıştım:

Robert Sutton: “Size aptal kişileri işe almanızı öneriyorum, hiç olmazsa özel bir aptallığı olan veya özel bir inatçılığı olan kişileri işe alın diyorum”.

Handspring Ürün Tasarım Mühendisliği Direktörü Peter Skillman: “Sizi rahatsız eden kişileri işe alın, nasıl yeni fikirler edineceğinizi görün” diyor.

Homestead CEO’su: “Biz işe alırken zevki ve davranışları bize uygun kişiler arıyoruz. Hatta yeteneklerini nerede kullanacağımızı bilmesek bile onların bize şu anda ne olduğunu bilmediğim yeni bir görüş getireceklerine, yeni bir şey öğreteceklerine inanıyoruz”.

İnovasyon ve İK biraraya geldiğinde ortaya pahalı bir yönetim şekli çıkıyor. Neye göre pahalı dediğinizi duyar gibiyim. Babadan kalma yöntemlere göre: al, yerleştir, çalıştır, bitir. Yeni yöntem; bul, öğret, çalıştır, değer kat, sen de çalış, kazan gibi bir sıra izliyor. Yorucu!

“Ekmek aslanın ağzında” sık kullanılan bir deyimdir. Eskiden bunun para aslanın ağzında olduğunu sanarak değerlendirirdim. Buğün paraya götürecek fikrin aslanın ağzına hapsolduğunu görüyorum.

 

Yaprak Özer
Kaynak: icerikicerikfabrikasi.com

Bunlar da İlginizi Çekebilir Yazarın Diğer Paylaşımları

Bir Cevap Yazın