Prof. Dr. Seda Özmutlu ile Ropörtaj

12

Prof. Dr. Seda Özmutlu hocamız Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesidir. Aynı zamanda, Yöneylem Bilgi Sistemleri Kurucu Ortağı ve ULUTEK Ar-Ge Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Kendisi bizi kırmadı ve sorularımızı cevapladı.

İlk olarak sizi tanıyarak başlayalım Seda ÖZMUTLU kimdir?

1971 yılında İstanbul’da Türkiye’nin ilk kimya mühendislerinden olan bir baba ve İngilizce Öğretmeni olan bir annenin kızı olarak doğdum. İstanbul Özel Amerikan Robert Lisesi’nde ortaöğrenimi ve İ.T.Ü. İşletme Mühendisliği’nde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, 1995 yılında Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladım.

1995-2001 yılları arasında Pennsylvania State Üniversitesi (A.B.D.)‘nde Endüstri Mühendisliği ve Yöneylem Araştırması dallarında çift yüksek lisans ve çift doktora programlarını tamamladım. A.B.D.’de gerçekleştirdiğim eğitimim sırasında birçok Araştırma-Geliştirme projelerine katıldım. Türkiye’ye dönüşümün ardından çeşitli TÜBİTAK Kariyer ve Uludağ Üniversitesi Bilimsel Araştırması projelerini gerçekleştirdim. 2003 yılında Yard. Doç. Dr. ve 2006 yılında Kalite Kontrol ve İstatistik alanlarında Endüstri Mühendisliği Doçenti, 2012 yılında Prof. ünvanlarını aldım. 60dan fazla yayınım, kitap bölümlerim ve bu yayınlara değişik bilim adamları tarafından yapılmış 300den fazla atıfım bulunmaktadır. 13 adet bilimsel dergide ve değişik TÜBİTAK programlarına sunulan teknolojik ve bilimsel projelerde hakemlik faaliyetlerini yerine getirdim.

Akademik anlamda yapılan çalışmaların sadece teorik boyutta kalması benim için tatmin edici olmadığından, 2008 yılında Uludağ Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde Yöneylem Bilgi Sistemleri Ar-Ge firmasını Prof.Dr. Cenk Özmutlu ile beraber kurduk. Firmamız aracılığı ile 7 yıl boyunca A.B.D.‘de ve 8 yıl boyunca Türkiye’de edindiğim Ar-Ge deneyimini, Türkiye’deki firmalarla paylaşmak sureti ile üniversite-sanayi işbirliğini geliştirmeyi amaçladık. Yöneylem Bilgi Sistemleri aracılığı ile çeşitli işletmelerde üretim planlama, lojistik, kalite kontrol, veri analizi, vb. konularda problem çözmeye yönelik Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirilmekte, Ar-Ge Merkezlerinin kurulumu ve Ar-Ge stratejilerinin ve projelerinin yönlendirilmesi ile ilgili destek verilmektedir. Bursa’da hem akademisyen, hem de girişimci olan tek bayan olduğum için Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) tarafından 2011 İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri “Juri Onur Ödülü ‘’ ödülü aldım.
Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Cenk Özmutlu ile evliyim ve en önemlisi de Pelin isminde 13 ve Mert isminde 7 yaşında, iki çocuk annesiyim.

ABD’ de çift yüksek lisans ve çift doktora programlarını bitirmişsiniz ve yine ABD’de bir çok kurumda Ar-ge projelerinde yer almışsınız.Aldığınız eğitimler ve projelerden edindiğiniz deneyimler nelerdir?

1995 yılında Uludağ Üniversitesi tarafından A.B.D.’de YL ve doktora yapmak üzere görevlendirildim. Pennsylvania State Üniversitesi (A.B.D.)‘nde Endüstri Mühendisliği ve Yöneylem Araştırması dallarında çift yüksek lisans ve çift doktora programlarını tamamladım. Burada klasik Endüstri Mühendisliği ve Yöneylem Araştırması temellerini istatistik vurgulu olacak şekilde edindim.

A.B.D.’de gerçekleştirdiği eğitimim sırasında, Endüstri Mühendisliği, Yönetim Bilimi ve Bilişim Teknolojileri Fakültelerinde imalat ortamlarında planlama ve verimlilik optimizasyonu ile ilgili çalışmaların gerçekleştirilmesi, A.B.D. Savunma Bakanlığı, Yahoo ve National Science Foundation gibi çeşitli kurumların sponsor olduğu Yönetim Bilişim Sistemlerinin kurulumu ve etkinliğinin değerlendirilmesi, bilgisayar ortamında ekonomik hareketlerin tespit edilmesi, yığın verilerin yorumlanması ve analizi gibi birçok Araştırma-Geliştirme projelerine katıldım.Ar-Ge projelerinde asistan olarak rol aldım ve bu projelerde Ar-Ge disiplinini ve kültürünün yanı sıra, ilgili projelerin konularında da background edinmiş oldum.

2008 yılında yazılım ve Ar-ge firması kurmuşsunuz. Firma kurma süreciniz nasıl başladı?

YÖK bursuyla yurtdışında aldığımız eğitimin katkısı öğrenci yetiştirmek sureti ile oldukça büyük; ancak Türkiye’ye olan katkımızın asıl yurtdışında öğrendiklerimizi Türkiye’de işletmelere yansıtılınca daha da büyüyeceğini düşünüyoruz. Çünkü Endüstri Mühendisliği teknikleri yurtdışında 1900lü yılların başından beri uygulanıyor; Türkiye’de uzun yıllardır üniversitelerde öğretiliyor. Ancak ülkemizde uygulaması çok az. Yöneylem Araştırması teknikleri, örneğin, hiç kullanılmazken, istatistiksel teknikler ve Kalite Kontrol metodları yeni kulanılmaya başlandı. Bu nedenle ülkemizin Endüstri mühendisliği tekniklerini uygulamaya koyması anlamında çok büyük bir fırsat mevcut olduğunu ve ülkemize katkının mümkün olduğunu görerek, firmamızı kurmaya karar verdik.
Bu nedenle kanunun sağladığı olanakları da göz önüne alarak, ULUTEK’de aynı zamanda End. Müh. Bölümünde öğretim üyesi ve eşim olan Prof. Dr. Cenk Özmutlu ile birlikte firmamızı kurduk. Firmamız Yöneylem Bilgi Sistemleri aracılığı ile girişimcilik faaliyetlerimizi yönlendirebiliyoruz. Firma aracılığı ile sekiz yıl içerisinde 4,5 milyon TL.den civarı bütçeye sahip 78 adet proje gerçekleştirik; sanayiciler için küçük görünse de; akademisyen firmaları arasında bu değerler çarpıcı değerler olmuştur.
Girişimcilik ve inovatif ürünler geliştirmesi konusundaki eforları Türkiye’de Ar-Ge, inovasyon konusunda kendilerini öncü konuma getirmiş, çalışmalar ödüller ile değerlendirilmiş, TÜBİTAK ve Sanayi Bakanlığı tarafından takdir edilmektedir. Yazılımlarımız inovatif özelliği ile TÜBİTAK’ın son 15 yılda desteklediği yaklaşık 4000 yazılım projesi içinde ilk 15’e girerek TÜBİTAK Başarı Kitapçığı’na girmiştir. Bu da bizim için ayrıca bir gurur kaynağıdır.

Yürüttüğünüz Ar-ge çalışmalarınızda ve sektörde çalıştığınız firmalar ile çok sık zorluklar nelerdir? Çözümü için neler yaptınız.

Yürüttüğüm Ar-Ge çalışmalarında çok fazla bir zorlukla karşılaşmadım. Açıkçası Kanunen zaten müsait ortam var. Firmalar ise rekabetçi ortam nedeniyle her zaman işbirliğine açıklar. Ama Üniversitedeki bazı çevrelerde yaptığımız işlere desteği her zaman göremedik. Meyve veren ağaç taşlanır psikolojisini sıksık yaşadığımız oldu. Tabii ki böyle pürüzlerin moralimizi bozmasına, bizi yolumuzdan vazgeçirmesine izin vermedik ve yolumuzda devam ettik. Ancak Üniversitemizdeki yeni yönetim de artık Ar-Ge’ye çok olumlu bakmakta; Ar-Ge kültürü değişmekte; öğretim üyesi sadece odasında oturur teori yapar zihniyeti değişmekte. Bu nedenle de geçen yıldan beri daha rahat bir çalışma ortamı yaşamaktayız.

Hem akademisyen hem bir girişimci olarak yeni fikirler üretme ve projelendirme süreci nasıl başlamalı ve ilerlemeli?

Akademisyen olarak da girişimci olarak da yeni fikirler üretme ve projelendirme süreci benzerdir aslında.

Fikirler öyle bir gecede aklınıza gelmez. Fikiri üreteceğiniz alanda oldukça tecrübeniz olması gerekir.

Tecrübeli olursanız zaten alandaki eksiklikleri, sıkıntıları bilirsiniz. Buradan çıkış noktası olarak da fikrinizi ortaya çıkartabilirsiniz. Bu nedenle benim gençlere tavsiyem, mümkün olduğunca kendilerine bir alan seçmeleri ve o alanda uzmanlaşmak için efor harcamaları; bu alan Bilişim olabilir, istatistik olabilir, Kalite olabilir. Bu gibi konularda Türkiye’de uygulama fırsatları çok. Projelendirme ise zaten belli prensipleri olan bir konu. Gerçekleştirmek istediğiniz projenizi ne kadar sürede, ne kadar personel, ne kadar ekipman, malzeme, maliyet ile yapacağınızı doğru olarak hesaplayıp, işe girişmek gerekiyor.

Firmalar için veri analizinin önemi nedir? Türkiye’deki firmalar veri analizini ne kadar önemsiyor?

İşletmeler birçok uygulamalarından yığın veriler elde ederler. Firmalarımızın birçoğunda veri toplama sistemleri var. Satış verileri, üretim verileri toplanıyor. Ancak yığın veri analiz edilip bilgiye çevrilmedikçe anlamsızdır. Yığın verilerden bir çok bilgi edinilebilir. Konjonktürel hareketler tespit edilebilir; üretim hatalarına, süreç durumuna ilişkin bilgiler edinilebilir. Örneğin gördüğümüz gerçek bir durumda; bir firma aslında sürecini bir ay içerisinde 4-5 defa durdurması gerekmesine rağmen; İstatistiksel Süreç Kontrol kavramından haberi olmadığından ve sürecini takip edip; durdurmadığından dolayı bir çok üretim hatası ile karşılaşmıştı. Halbuki İstatististiksel Süreç Kontrol kavramını bilseydi; gerektiği zamanda sürecini durdurup düzeltip, fire vermeden üretimine devam edebilirdi. Bu gibi durumlar doğru Veri Analizi teknikleri ile çözümlenebilir.

Firmalarımız veri analizinin önemini daha yeni anlıyor. Daha önceden de belirttiğim gibi

Endüstri Mühendisliği tekniklerinin birçoğu daha yeni kullanılıyor.

Zaman geçtikçe bu durumda iyileşme olacağına inanıyorum; firmamızın misyonunun da bu doğrultuda tam doğru noktada olduğunu düşünüyorum.

Son birkaç yıldır yerli teknoloji ve yazılım üretimlerine devlet tarafından destekler sağlanıyor. Firmanızın bu bağlamdaki misyonu yerli,bilimsel tabanlı,uygun fiyata yazılımlar üretmek.Sizce yapılan bu yatırımlar,teşvikler yeterli ve doğru yönde mi yapılıyor?

Türkiye’de birçok konuda imkan eksikliklerinden bahsedilir ama bu konuda durum farklı. Daha önceden de dediğim gibi biz “akıllı yazılım” olarak da adlandırılan yazılımları, TÜBİTAK ve KOSGEB destekli olarak geliştiriyoruz. Devletimizin ve bu kurumların bu konuda sağladıkları gerçekten çok faydalı destekler var. Biz bu destekleri kullanarak, inovatif ürünlerimizi geliştirdik ve satışlarına başladık. Ülkemizde teşvikler yeterlidir; kendini geliştirmek isteyene, girişim yapmak isteyene her türlü teşvikler var. Firmasını kurmak isteyenlere KOSGEB; inovatif fikir geliştirmek isteyenlere KOSGEB ve TÜBİTAK destekleri var. Yeter ki girişimcilik ruhu olsun, iyi bir fikir olsun ve bu fikri geliştirecek know-how olsun. Ben genellikle “İmkanlar yetersiz; o yüzden yapamadım, başarılı olamadım” mantığına inanmam; çalışkan ve azimli insanın ister ABD’de, ister Avrupa’da, ister Türkiye’de başarılı olabileceğine inanırım.

Firmanızın faaliyet alanları nelerdir?

Yöneylem Bilgi Sistemleri, dört dalda faaliyet göstermekte ve bu faaliyetlerini Koç Holding İstanbul, Şişecam, Türk Pyrsmian Kablo, Beyçelik-Gestamp, vb. firmalar ile birlikte sürdürmektedir.

Yazılım Geliştirme: Türkiye’de yazılımlar genellikle rutin işlemleri gerçekleştirmektedir. Karar Destek Sistemi boyutunda verileri analiz edecek ve karar verebilecek yazılımlar mevcut değildir. Bunun nedeni, karar destek sistemlerine vakıf olan öğretim üyeleri ile yazılım bilgisine vakıf olan yazılım firmaları arasındaki kopukluktur. Biz bu iki vasıfa da sahip olarak “akıllı yazılım” olarak da adlandırılan yazılımları, TÜBİTAK ve KOSGEB destekli olarak geliştiriyoruz. Örneğin üretim planlama veya kapasite planlama için bir yazılım ihtiyacınız var; bu konuda sisteminizi inceleyip, ilgili ürünü sizin için hazırlayabiliyoruz. Bunun yanı sıra mevcut olan diğer yazılımlarımız: SQC İstatistiksel veri Analizi Yazılım, SQC Kalite Kontrol Yazılımı, Fikstür Test Yazılımı, Stok Kontrol Yazılımı ve Ar-Ge Yönetimi Yazılımıdır.

Endüstri Mühendisliği Ar-Ge uygulamaları: Endüstri Mühendisliği herhangi bir sistemde kaliteyi düşürmeden girdileri azaltmak ve çıktıları arttırmak suretiyle verimi arttırmayı amaçlayan bir bilim dalı. Her sektöründe maliyet ve rekabet baskısı olan Türk firmalarının ihtiyacı olan bir bilim dalı. Kalite arttırıcı, maliyet düşürücü, yalınlaştırıcı faaliyetleri ve uygulamaları, üretim planlama, lojistik, vb. boyutlarda her sektörde geliştirebiliyoruz.

Ar-Ge Yönetimi: Firmalar Ar-Ge’nin önemini yeni anladı. Ancak Ar-Ge yönetimi tecrübe ister. Burada ABD ve Türkiye’de edindiğimiz 21 yıllık Ar-Ge deneyimimiz ile Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirmek isteyen firmaları hangi projeleri değerlendirmeleri gerektiği, nasıl projelendirmeleri gerektiği, projelerin nasıl takip edilmesi gerektiği, nasıl Ar-Ge Merkezi olabilecekleri konusunda ekibimiz ile birlikte yönlendiriyoruz. Ar-Ge merkezleri kuruyoruz; projelerini yönlendiriyoruz.

Eğitim: Bursa’da Endüstri Mühendisliği ile ilgili kalite kontrol, yalın üretim, vb. popüler konularda yetkin eğitim kurumları bulunmamakta. Şu anda geliştirdiğimiz eğitim programları ile Bursa’ya yakında hizmet vermeye başlayacağız.

Sizin tanımınızla endüstri mühendisi nedir?

Daha önceden de dediğim gibi

Endüstri Mühendisliği herhangi bir sistemde kaliteyi düşürmeden girdileri azaltmak ve çıktıları arttırmak suretiyle verimi arttırmayı amaçlayan bir bilim dalıdır.

Endüstri Mühendisi de bu bilim dalının uygulayıcısı ve geliştiricisidir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir Yazarın Diğer Paylaşımları

Yoruma kapalıdır.