Türkiye'nin İlk 100 kadın CEO'sundan Biri: Seda ÇELİK TEKER

0 21

Seda ÇELİK TEKER, 19 yıllık sektör deneyiminin ardından kendisinden sonra gelen jenerasyona tecrübelerini aktarabilmek adına İstanbul Aydın Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Sektörün tam olarak içinden gelen hocamızla, başarılı bir kariyere ulaşmamız için hangi basamakları tırmanmamız gerektiğini öğrenebilmek için bir röportaj hazırladık.

seda celik teker-ceo-kadin
Seda Çelik Teker, Endüstri Mühendisliğim İstanbul Aydın Üniversitesi Temsilcisi İrem Erol’ un Sorularını Yanıtladı

1) Sizi daha iyi tanıyabilmek için, ilk sorumuz Seda ÇELİK TEKER kimdir ?

1990 yılında İstanbul Erkek Lisesini bitirdim. Ardından İTÜ Kimya Mühendisliği bölümünde lisans eğitimimi tamamladım ve 1996 yılında Alman ilaç fabrikası olan Hörsth ile iş hayatına başladım. Çalışırken İstanbul Üniversitesi İşletme Enstitüsü MBA programına başladım ve bu programı 1.5 yılda tamamladım. Buna eş zamanlı olarak Marmara Üniversitesi Yönetim ve Organizasyon alanında tezli yüksek lisansımı yaptım. 2000 yılında Bayer ‘e geçtim ve 12 yıl boyunca Bayer ilaç fabrikalarında kurmuş olduğum mali kontrol departmanının yöneticiliğini yaptım. 2005 yılında Marmara Üniversitesi Üretim Yönetimi ve Pazarlama alanında almış olduğum doktora eğitimini tamamladım. Bayer’den 2012 yılında ayrıldım. Ardından Türkiye’de yeni kurulan  EURO OTC Pharma isimli ilaç şirketinde genel müdürlük yaptım. Yeni kurulan bir şirket olduğu için şirket kurulumu,organizasyonun oturtulması vb. faaliyetlerde bulundum. Akabinde de şuan İstanbul Aydın Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaktayım.

  2) İTÜ Kimya Mühendisliğini bitirdikten hemen sonra MBA programına başlamışsınız ve aynı zamanda Hörsth Pharmaceuticals ta çalışmaya devam etmişsiniz. Yüksek Lisans ve iş hayatını birlikte yürütmenin avantaj ve dezavantajlarından bahseder misiniz? Bu konuda tecrübe edinmiş biri olarak, lisans programından hemen sonra mı yüksek lisans yapmayı önerirsiniz yoksa birkaç yıl sektör deneyimi kazandıktan sonra mı ?

Dezavantajını kolaylıkla söyleyebilirim: zaman sorunu… Çünkü okula işten sonra gidiyorsunuz ve geç saatlere kadar dışarıda oluyorsunuz, hafta sonları ders çalışmak zorunda kalıyorsunuz yani kısaca hafta sonlarını kütüphanede geçirmeyi göze almanız gerekiyor. Avantajı ise: tabi ki aynı zamanda çalışıyorsanız, öğrendiğiniz teori kısımlarını işletme içerisinde uygulama şansınız çok yüksek ve bu da bilgilerin daha kolay bir şekilde kafanızda yer etmesini sağlıyor. Benim tavsiyem, çalışırken bir işletme programı ile yüksek lisans yapılması yönünde aksi takdirde bazı detayları atlıyor olabiliriz. Yüksek lisansta öğrendiğimiz her şeyi direkt olarak kullanmadığımızda unutabiliriz fakat iş hayatının içinde iseniz en küçük detayı bile yakalayıp ” evet, bu benim iş yerimde şu şekilde kullanılıyor” diyebiliyorsunuz. Bana bir büyüğüm zamanında ”iş hayatının ilk 5 yılında kendine yatırım yap” demişti. Ben bunun doğruluğunu kendim de tespit ettim ve ben de kendimden sonraki jenerasyonlara hep aynı şeyi tavsiye ediyorum daha doğrusu aldığım tavsiyeyi iletiyorum.

 3) Şimdi gelelim cevabını en çok merak ettiğim soruya: İTÜ Kimya Mühendisliğini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Master of Business Administration programına başlamaya nasıl ve niçin karar verdiniz ?

 Bu karardan ziyade bir zorunluluktu. Şöyle ki; işe başladıktan 3 ay sonra genel müdürüm bana bir proje verdi. Bu proje işletme tabanlı bir proje idi. İş yerindeki tüm masraf merkezlerinin tanılanması, iş akışlarının belirlenmesi vb. Tabi ben bir mühendis olarak işletme bacağı konusunda çok yetkin değildim ve genel müdürüme bu proje için eksik olduğumu belirttim. O zaman bana verdiği cevap benim için çok öğreticidir. ” Ben eksikliği kabul etmiyorum, kendinizi geliştirme şansınız varsa bu sizin eksiğiniz” dir demişti. Onun üzerine hemen işletme yüksek lisansına başlama kararı aldım ve hemen aksiyon aldım.

 4) 2012 yılında HAY Group tarafından Türkiye’nin ilk 100 kadın CEO sundan biri seçilmişsiniz, tebrik ediyorum. Bu başarıya nasıl ulaştığınızdan bahseder misiniz? 

 İşimi çok severek… Yaptığım işi her 3 şirkette de çok severek yaptım. Şuan yaptığım öğretim görevliliği işine de çok isteyerek ve kendi seçimimle geldim. Ben başarının en temel anahtarının ‘yaptığın işi sevmek’ olduğunu düşünüyorum. Sevdikten sonra daha kolay ilerliyorsunuz veya zorluklara daha kolay katlanabiliyorsunuz.

 5) Bütçe çalışmaları konusunda hangi metotlarla tahmin mekanizmasını işlettiniz? Sizce metot bilmek çok önemli midir ?

 Her işletmenin tabi ki kendine göre bir bütçe sistematiği vardır.  Ben hep uluslararası şirketlerde çalıştığım için belirlenmiş bir bütçe planı vardı. Genel olarak kriter tabi ki bir önceki yılın verilerini alıp onun üzerine ekonomik beklentileri, departmanların öngördüğü projeleri ele alıp, hepsini bir potada toplayıp ; ona göre dağılım yapabilmek.

 6) Yapılan işlerin önemini anlatmada finansal değerlerin çok daha etkileyici olduğu vurgulanır. Buna katılıyor musunuz ? Bu bağlamda yaptığınız, bütçeyi direkt olarak etkilemeyen proje oldu mu ? Bu finansal ifade şeklini nasıl kazanabiliriz ? Hangi bakış açısına sahip olmak gerekir ?

İşletme içerisinde yaptığınız her işi zaten finansal olarak tanımlamak durumundasınız. Sadece bazı durumlarda tanımlayamazsınız. Nedir bunlar: eğer çevreyi etkileyen bazı faktörler varsa, finansal değerler 2. plana atılır veya verimlilikle ilgili, işçi sağlığı ile ilgili bazı uygulamalar yapılması gerekiyorsa yine finansal değerler 2. plana atılır. Ama yine de finansalın da içerisinde olduğu değerlendirmeler yapmak durumunda oluruz. 

 7)Bir endüstri mühendisi başarılı bir akademisyen olmak için sizce hangi yolları izlemelidir ?

Tabi bunun akademik bir ‘pişme süreci’ var. Artı olarak akademik zorunluluğu, akademisyen olmak için hangi unvanla başlamak istediğinize karar vermeniz ve buna göre gerekli olan master, doktora seviyelerini tamamlamanız gerekiyor. Bana göre, kendi eğitim dönemimdeki hocalarımdan edindiğim tecrübelerimden ve onlarla ilgili gözlemlerimden söyleyebileceğim, iş hayatına da bir yerlerden bulaşmak. Çünkü bu size derste öğrencilerine çok daha verimli ve öğrencilerin daha iyi anlayabileceği örnekler verme olanağı sağlıyor. Tıpkı çalışırken master yapmak gibi… Olayın teorik kısmını bilmek ayrı bir konu, bunun sektör uygulamalarını da bilip; ona göre bir önceliklendirme yapmak ikincisi bunları örneklendirebilmek.Çünkü ne kadar çok örnek verirseniz karşınızdaki kişinin aklında o kadar çok kalır.

 8) Sizce şirketlerdeki en önemli, işletmenin ‘bel kemiği’ diyebileceğiniz unsur nedir?

İletişim… Kesinlikle iletişim. İletişim, bir bilgi akışını rahatlatır. Eğer ki işletme çalışanları arasında ya da iç müşterilerle bir iletişim sorunu yaşıyorsanız zaten her soruna açık olmanız gerekir.

Başarılı bir yönetici de bence iletişimi yüksek biri olmalıdır.

 9) Sektör deneyiminiz ışığında, öğrencilere başarılı bir kariyer için ne gibi önerilerde bulunursunuz ?

Kendinizi sürekli geliştirin. Her zaman kulaklarınız ve gözleriniz açık olmalı.

Duyduğunuz her bilgi kırıntısını dahi bir yere yazmalısınız.

Çünkü günün sonunda veya elbet bir gün ona ihtiyaç duyacağınız bir nokta geliyor. Ve kendinize olabildiğince geniş bir yelpazede geliştirin. Sadece mesleki alanda değil sosyal alanda da. Mesleğinizle ilgili sosyal faaliyetlere katılmak,takip etmek, sosyal zenginlik yaratacak konuları hayatınıza katmak çok önemli olacaktır. Çünkü hayat başarısı aslında bir bölüm; iş hayatı,sosyal hayat ve özel hayatın bir kombinasyonu bu yüzden bu 3 sac ayağını dik tutmak gerekiyor.

10) Mesleki kitap okuyor musunuz ? Sizce mesleki kitap okumak ne kadar önemlidir ve size sağladıkları ne olmuştur ?

İhtiyaç duydukça, özellikle özel sektörde çalışırken yani endüstrideki iş hayatımda mesleki kitaplar okudum. Onun haricinde mesleki kitap sayılabilecek ‘Good to Great’ gibi kitaplar var. Bunun dışında işletmelerle ilgili, isim olmuş, bir marka oluşturmuş yöneticilerin de yazmış olduğu kitapları okuyorum. Mesleki kitaplar okuyarak değişik bakış açılarını görüyorsunuz. Özellikle başarılı CEO ların mesleki deneyimleriyle ilgili yazdığı kitapları okuduğunuzda, onların olaya nasıl baktığı, sorunlara nasıl çözüm getirdiği hakkında fikir ediniyorsunuz.

Sevgili hocam Seda ÇELİK TEKER ‘e bize ayırdığı zamandan ve sektöre dair tecrübelerini bizimle paylaştığından  dolayı çok teşekkür ediyorum, başarılarınız daim olsun.

Bunlar da İlginizi Çekebilir Yazarın Diğer Paylaşımları

Bir Cevap Yazın